Cuma, 07 Şubat 2014 13:23

Sevilla

Yazan 

Sevilla, ilk İspanya tatilimizde Malaga-Granada-Cordoba üçlüsünden sonraki durağımızdı. Diğer şehirlere ilişkin yazılarımı uzun zaman önce yazmıştım, Sevilla'yı ise birazdan anlatacağım bir sebepten ötürü kötü hatırlıyordum. Geçen gün Tom Cruise'un bir filminde şehri tekrar görünce, aslında ne kadar güzel olduğunu hatırladım ve onun için de bir yazı lazım dedim.

Öncelikle kötü anıyı anlatayım. Örtünmemden sonra Avrupa'da oldukça fazla yere gittik, gerek trenle gerekse uçakla. Görevlilerle karşılaştığımız da çok oldu tabi ki. Hiçbir yerde kötü bir muamele görmedim. Sevilla hariç. Sevilla'dan sonra Almanya'ya uçacaktık, havalimanı güvenliğinden geçiyoruz. Tecrübeli olduğumuz için güvenlikten kolay geçmek adına eşimle tüm incelikleri biliriz - Up In The Air filminde anlatılan Uzakdoğulular gibi :D İşte, elektronikleri ayrı koyarız, sıvıları ayrı paketleriz vs. vs. Yine bu şekilde herşeyi kuralına uygun yaptığımız bir günde, güvenlikten geçtikten sonra yanıma yaklaşan çirkince ama üst düzey bir görevli bana hiç yokken İspanyolca bas bas bağırmaya başladı. Anladığım kadarıyla başımı açmamı istiyordu. Ben de, bayan görevlilerin beni bir odada kontrol edebileceğini, sorun olmadığını ama başka bir sıradan geçmekte olan eşimi eşyalarımı emanet etmek üzere beklemem gerektiğini söyledim. Düşünsenize x-raydan geçecekler diye bilgisayarı, fotoğraf makinesini çıkarmışım, daha ben onları toplayayım isterken adam başımda bağırıyor. Sonra eşim geldi. Allah'tan eşim Recep İvedik'in tam tersidir :D Hiç öyle gereksiz horozlanmaları yoktur. Adamın bizi suçlu duruma düşürmesine hiç mahal vermeyecek şekilde o da gayet sakin davrandı ve bize kibar davranmasını, bağırmamasını söyledi. Neyse eşyalarımızı toparladık, yaşananların çok saçma olduğunu ima eden tavırları olan iki bayan görevli öylesine bir saçımı kontrol ettiler, geçtik gittik. Nedense Almanya'ya indiğimizde ise sadece bizim bavullarımızı kontrol ettiler. Siz siz olun, böyle bir ayrımcılıkla dahi karşılaşsanız tavırlarınıza hakim olun, gerekirse hukuki yollardan da şikayetinizi belirtin. İnanıyorum ki adamın tek istediği orada bizi tahrik edip, bir bahane ile en azından nezarete filan atmaktı, terbiyesiz. 

Gelelim Sevilla şehrine. Sevilla Endülüs'ün izlerini taşıyan ancak tipik İspanya havasını da tadabileceğiniz, iki kültürün birleştiği bir şehir. Önce gittiğimiz 3 Endülüs şehrine göre çok daha Avrupai kaldığını söyleyebilirim, yine de sanırım ki en güzel Alcazar yani Endülüs Sarayı, Elhambra'dan sonra buradakidir. Aklımdan çıkmayan bir sarayı vardı. Siz de fotoğraflarda göreceksiniz. Endülüs'ün bu geometrik desenli, renkli duvar süslerine ya da incecik taş işçiliğine bayılmamak elde değil zaten.

Sevilla ile ilgili aklımda kalan ikinci şey ise devasa ötesi boyuttaki katedrali. Kocaman bir katedralleri var, dünyadaki en büyüklerden biriymiş zaten. Merkezdeki ünlü bir caddenin bir tarafında güzel binalar ve dükkanlar varken, öbür yanının tamamen bu katedralin duvarı olduğunu söylersem tarif etmiş olurum zaten. Katedralin kulesine de çıkabiliyorsunuz.

İspanya kültürü dedince akla gelen bir başka şey, boğa güreşlerinin de önemli olduğu bir şehir. Bir de Flamenko için. Boğa güreşlerini desteklememek adına girmedik ancak bu konuda müzesi olan bir arenaları var. Ayrıca bildiğim kadarıyla sokaklarda boğalarca kovalandıkları festival de burada yapılıyor. Flamenko da günlük hayatta en çok kostümlerinin satıldığı mağazalarla karşınıza çıkıyor. Bazı restoranlarda flamenko performansları da varmış. 

Endülüs ve İspanya'yı birlikte tadayım isterseniz listenize eklemeniz gereken, büyükçe sayılabilecek hareketli bir şehir Sevilla. 

Hepinize iyi gezmeler dilerim..

  • CIMG0855
  • CIMG0856
  • CIMG0859
  • CIMG0860
  • CIMG0862
  • CIMG0864
  • CIMG0867
  • CIMG0871
  • CIMG0880
  • CIMG0889
  • CIMG0893
  • CIMG0899
  • CIMG0904
  • CIMG0908
  • CIMG0911
  • CIMG0916
  • CIMG0919
  • CIMG0927
  • CIMG0929
  • CIMG0932
  • CIMG0939
  • CIMG0941
  • CIMG0943
Okunma 2302 defa

Benzer Öğeler (etikete göre)

1 yorum

  • Yorum Linki ipek Cuma, 07 Şubat 2014 17:07 yazan ipek

    Binaları dantel gibi işlemişler ne kadar estetik bve hayranlık uyandıran bir görüntü.. Avrupalıların tarihi dokuları hiç bozmadan korumuş olmalarına imreniyorum..

Yorum Ekle

Lütfen (*) ile işaretlenmiş olan gerekli alanların tümünü doldurduğunuzdan emin olunuz. Temel HTML kodlarını kullanabilirsiniz.