Perşembe, 19 Eylül 2013 13:52

Cunda Adası ve Yundantik

Yazan 

Bu sene eşimle birlikte uzun zaman sonra ilk kez memleket ziyareti dışında yurtiçinde bir tatil yaptık, iyi ki de yapmışız dedik. Yılda birkaç kere gitmeyi isteyeceğimiz bir adres edinmiş olduk. Cunda Adasının hem doğası güzelmiş, hem tarihi mekanları, hem de konakladığımız Yundantik Konakları. Uyarıyorum, sizi upuzuuuuuun bir post bekliyor.

Aslında Cunda'dan değil, öncelikle Yundantik'ten haberimiz oldu. İşimiz dolayısı ile mekanın sahipleri Canan hanım ve Oktay Bey ile tanıştık, kendileri tarafından mekanlarına davet edildik ve böylece seyahate karar vermiş olduk. Ramazan Bayramı sonrasında önce memlekete gittik, ardından 19 saatlik keyifli, bol duraklı bir araba yolculuğu yaparak Cunda'ya vardık. Nevşehir'den çıktığımız yolculukta Konya üzerinden geçip Akşehir-Pamukkale-Şirince-Gümüldür duraklarına uğradık, iki dostu ziyaret ettik ve gece vakti Cunda'ya vardık. Yolumuzun üstünde kalan Akşehir'de Nasreddin Hoca'nın şirin türbesine de uğradık. Akşehir yemyeşil dağların eteklerindeki konumu ile beni şaşırtan çok şirin bir küçük yerleşim imiş. Görülmeye değer...

aksehir

Cunda bir küçük İtalya köyü gibi nerdeyse :D Tarihi dokusunu büyük oranda koruyabilmiş. Mübadele öncesinde Rum vatandaşların inşa ettiği evler mübadeleden sonra bir süre bakımsız kalsa da, turistik değerlerinin son birkaç yılda fark edilmesiyle birlikte korunmuş, restore edilmişler ve ortaya harika bir yerleşim yeri çıkmış. Evlerin taş cepheleri var, kimilerinin taş üstünde sıvası, pencerelerde ahşap panjurlar tabi ki :) Adanın en kalabalık yeri olan sahildeki çarşısında bolca restoranın yanında hediyelik eşya ile zeytin ürünleri satan dükkanlar dikkatimizi çekti. Tabi bir de meşhur Taş Kahve'si, dövülmüş türk kahvesi içmek için harika bir mekan,gerçi nedendir bilmiyorum insanlar mekanın içinden çok önünde oturuyorlar ama...

  • 20130820_173540
  • 20130820_174017
  • 20130820_174332
  • 20130820_181443
  • 20130821_084257
  • 20130821_093908
  • 20130823_092501
  • 20130823_092517
  • DSC_0315
  • DSC_0316
  • DSC_0319

Gelelim tekrar Yundantik'e. Açıkçası mekana gelmeden internet sitesinden bakmış olsak da, ne kadar güzel bir mekanın bizi karşılacağını bilmiyorduk. Herşeyden önce, mekan sahipleri Canan Hanım ve Oktay Bey benim hayatımda gördüğüm en nazik insanlardan. Yaş olarak eşimle benden büyük olsalar da güzel bir iletişim yakaladık kendileriyle. Zaten o kadar güzel bir mekanın başka bir akıldan çıkmasını pek beklemezdim.

Mekan neden güzel? Eski taş evler ortada bir avlu kalacak şekilde aynı tipte restore edilmişler. Dış mekan sevdiğim üzere taş ve ahşap. İç mekanda masif ahşap mobilyalar, vitraylı camlar ve en kalitelisinden ev tekstili uyumla seçilmiş. Size mekandan birkaç fotoğraf paylaşayım, ancak en güzel fotoğraflar için sitesini ziyaret etmeniz gerekecek zira makineyle değil telefonla çektim:

  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • oda1
  • oda2
  • oda3
  • oda4
  • oda5

Ama mekanı bu kadar beğenmemin sebebi bunların hiçbiri değil. Sebep mekan ve çalışanların tamamen misafirleri memnun etmek üzere şekillendirilmiş olması. Size özellikle birkaç örneği anlatmak istedim. Odalardan başlayayım. En dikkatimi çeken şeylerden biri, özellikle banyo setlerinde herşeyin otele özel ürettirilmiş olması, üstünde Yundantik etiketleri mevcut. Bence en kullanışlı şeyler tek kullanımlık terlikler ve küçük törpü idi. Törpünün değerini bayanlar bilir, hasbelkader bir tırnağınızda sorun olursa ve düzeltme şansınız yoksa vay halinize! Her şeye, her kumaşa takılır sinir eder o tırnak sizi.

Bir başka şaşırtan şey ise bu küçük iğne iplik seti idi. Pek azımız sanırım yanında sökülmeye karşı bir şey taşıyordur. Bu set yine bir cankurtaran.

Birşeyler içmek için mutfakta gün boyu çalışan bir makine var ama, oradan hiç çıkmadan da kettle ile su ısıtarak kendi çay-kahvenizi yapabilirsiniz. Burada yine Yundantik için özel üretilmiş not kağıtları da mevcuttu.

Oradan çıktığınızda göreceğiniz bir başka düşüncelilik örneği. Yazlık yere giderken yanınıza almayacağınız şemsiye!

Diyelim ki denize girebileceğinizi bilmiyordunuz, ya da bavulunuzda havlu taşımak istemediniz. Sizin için bu da düşünülmüş, kullanıp geri getirebileceğiniz plaj havluları.

İnternete girmek istiyorsunuz, ancak yanınızda bilgisayarınız yoksa emrinize amade bir internet köşesi.

Şimdi gelelim yemek meselesine. Mekanda oda ücretine dahil 2 öğün yemek veriliyor. Öğlene kadar kahvaltı, öğleden sonra da 5 çayı, yanında da poğaça kek var. Yediğimiz her şey ev tadında idi, abartmıyorum. Zaten 16 odası olan bir mekanda ev tipi bir mutfak çalıştırılıyor sanırım. Kahvaltı deyip geçmemek lazım bir kere. Gerçekten de bir kuş sütü eksik. En klasik kahvaltı malzemelerinden acı biber gibi hassas ayrıntılara kadar birçok şey mevcut. Ayrıca istek üzerine, ücrete dahil olarak, menemen ve omlet de hazırlanıyor. 

Kahvaltının zenginliği dışında 2 şey yine bir düşüncelilik örneği. Şu çay servisine bir bakar mısınız? Sanırım farklı çay içme tercihlerinden hepsi düşünülmüş.

Ya ekmek köşesi? Farklı ekmek türleri olduğu gibi bir de kızartma makinesi var. İstediğin çeşiti alabilesin diye.

Canan hanım bana otelin genelini gezdirdi. Hijyen konusunda hassas olanların rahatlıkla kalabileceği bir mekan.

Çalışanların güleryüzlülüğünden de çok memnun kaldık. Her kademedeki çalışan oldukça kibardı. Hepsine teşekkür ediyorum.

Gelelim bu kadar övdüğüm mekanın fiyatlarına. Mekan için tatiller ve bayramlar yüksek sezon. Bu zamanlarda oda fiyatları gecelik 250-400TL arasında değişiyor, saydığım herşey fiyata dahil. Bu zamanlar dışında ise 200TL'den başlıyor. Biz çay vaktinde güzel doyduğumuz için her gün akşam yemeği yemedik, dolayısı ile tatil masrafınızı oda masrafıyla da eş düşünebilirsiniz.

Buraya kadar okumuş olanlar için bir not, mekan 12 yaşından küçük misafir kabul edemiyor. Dolayısı ile karı-koca romantik tatiller veya emekliler için uygun bir mekan.

Hepinize iyi gezmeler dilerim...

Okunma 4840 defa

5 yorum

  • Yorum Linki Mine Cuma, 20 Eylül 2013 12:57 yazan Mine

    Ayşegül hanım,

    Denize girme meselesi diğer tatil yerlerindeki gibi. Bilinen plajları kalabalık ancak kuytu bir yerler bulabilirseniz daha rahat edebilirsiniz. Yalnız Ege, soğuk bir deniz tabi...

    Meral hanım biz otelde alkol servisi ile karşılaşmadık, akşam yemeği verilmediği için olduğunu sanmıyorum.

  • Yorum Linki Meral Hepgüler Cuma, 20 Eylül 2013 11:50 yazan Meral Hepgüler

    Yundantik konakları dikkat etmemişim pardon.

  • Yorum Linki Meral Hepgüler Cuma, 20 Eylül 2013 11:49 yazan Meral Hepgüler

    Otelin linkini göremedim.Bir de alkol meselesi var?

  • Yorum Linki yasemin Cuma, 20 Eylül 2013 10:46 yazan yasemin

    Bu sene tatil fırsatım olmadı ama Cunda ya gitmiş kadar oldum.Teşekkürler Mine Hanım...

  • Yorum Linki ayşegül Perşembe, 19 Eylül 2013 16:40 yazan ayşegül

    Peki Cunda'da deniz nasıldı? Tesettürlüler için rahat denize girme şansı var mı?

Yorum Ekle

Lütfen (*) ile işaretlenmiş olan gerekli alanların tümünü doldurduğunuzdan emin olunuz. Temel HTML kodlarını kullanabilirsiniz.