Salı, 14 Mayıs 2013 19:55

Barselona

Yazan 

Barselona, Avrupa'nın en ünlü birçok şehrini gördüğüm ve genel itibariyle birbirlerine benzedikleri için "artık Avrupa'da bir şehirden pek etkilenmem galiba" diye düşündüğüm halde, beni yüreğimden yakalayan ve bu yüzden şaşırtan bir şehir oldu.

Malumunuz, aslında Barselona'ya fuar amaçlı gitmiştik. Ben fuardan çıkamam diye düşünürken, daha fuar yolunda gördüklerim beni heyecanlandırdığı için, planlarımızın aksine zamanımızın çoğunu şehri gezmeye adadık.

Hani birkaç yıl önce bir reklam vardı, bir telefonun harita uygulaması için. Gençler bir partiye yolu bulurken, gitmeleri gereken sokaklar birer birer aydınlanıyordu. İşte Barselona tam o reklamın hissini veriyor insana (zaten reklam da Lizbon'da çekilmiş.)

Hayatımda ilk kez, moderni ve klasiği bir arada bulunduran bir ortamda uyumsuzluk görmedim, aksine hoşuma gitti. Barselona'nın en merkezinde ve bunun çevresinde yer alan eski(msi) şehir ile, şehir merkezinden uzaklaştıkça kendini daha çok sergileyen yeni, modern, minimalist bir şehir uyum içinde. Dahası, belli noktalarda, gerçekten görülmeye değer, şaşırtıcı, benzersiz Antoni Gaudi eserleri. Eşimin görüşü çok yerinde oldu: "Venedik, Roma gibi şehirlerin güzelliği eskiyi korumalarından geliyor, oysa ki Barselona'da yeninin de güzel yapılabileceğini görmüş olduk."

Ayrıca ilk kez bu kadar kalabalık, hareketli, sokaklarında dolu dolu yaşanılan bir Avrupa şehri gördüm. Tüm bu kalabalık ve canlılığa rağmen gördüğüm sanırım en temiz, en az polis sayısına sahip Avrupa şehri de bu idi. Sokak sanatçısının nasıl bir şey olduğunu, gerek meydanlarında gerekse metro istasyonlarında çok iyi idrak ediyorsunuz. Yolumuzun düştüğü üniversitenin bahçesinde, üniversiteli gençler ve onların yanı başında daha yeni ergen olmuşların nasıl dansla, müzikle, sporla kendiliğinden uğraştıklarını da...

Şehirde beni şaşırtan bir başka şey ise, Paris dahil hiçbir Avrupa şehrinin bu kadar geniş, ferah bir his vermemiş olmasıydı. Şehir merkezinde, eski şehrin olduğu bir semt haricinde, neredeyse tüm sokaklar bizim Bağdat Caddesi kadar. Sıkışmak için hiçbir çaba sarf etmemişler, aksine yayıldıkça yayılmışlar :) Bu geniş sokakların birçoğunda da ilk kez bu şehirde gördüğüm bir uygulama var: binaların hemen önünde bizdeki gibi dar birer kaldırım var, sonra birer şerit araç yolu var, ortada ise 2-3 şeride eş genişlikle bir yaya bölgesi var! Yani o caddede en rahat ilerleyen şey yayalar. 

IMG 7912

Bir başka gözlemlediğim şey ise, sanıyorum ki yerli nüfusun büyük çoğunluğunu oluşturan yaşlı insanların inanılmaz derecede bakımlı ve şık olmaları idi. Bir tane saçları dağınık, üstü pespaye yaşlı teyze göremiyorsunuz. Tekerlekli sandalyeyle bakıcısının götürdüğü yaşlılar dahil hepsi takım, döpiyes vb. giyiyor, saçları boyalı değil ancak taralı, kulakları küpeli. Bilirsiniz, malesef bizim ülkemizde en azından şimdiye kadar insanlar 50 yaşına geldiklerinde bakımsızlıktan ve kilolardan ötürü güçten düşüp, el etek çekiyorlar. Oysa ki orada durum hiç de öyle değil. Aradaki fark, insanın dikkatini çekecek kadar büyük.

Başka dikkatimizi çeken bir olay, yeşil papağanların insana en yakın ve en kalabalık nüfusunun da burada olması. İstanbul'da da yaşayan bir tür ancak çok yüksek ağaçların olduğu yerlerde, en tepelerde ancak hayal meyal görebiliyorsunuz. Barselona'da ise neredeyse serçe kadar yaygınlar, yuvalarını da hemen seçebiliyorsunuz. 

IMG 7693

Son olarak şaşırdığım ve biraz da hayalkırıklığına uğradığım şey, Pronovias, Rosa Clara gibi en ünlü gelinlik markalarının ve daha nicelerinin ana şehri olmasına rağmen, şehri neredeyse karış karış turladığımız halde, 1-2den fazla gelinlik mağazasına rastlamamış oluşumuz. Endülüs'te yaptığımız turda o kadar çok mağazalarını görmüştüm ki, Barselona'nın adım başı onlarla dolu olacağını düşünüyordum ancak yanılmışım :)

Hiç önceki gezi yazılarıma benzemedi değil mi? Barselona bana o kadar çok şey düşündürüp hissettirdi ki, girizgahımı daha kısa kesemedim. Gezilecek yerler, ulaşım, yemek vb. ile ilgili bilgilerimi bir sonraki yazımda paylaşayım inşallah. 

Sizi fotoğraflarla başbaşa bırakayım.

  • IMG_7528
  • IMG_7587
  • IMG_7595
  • IMG_7597
  • IMG_7599
  • IMG_7607
  • IMG_7608
  • IMG_7618
  • IMG_7646
  • IMG_7655
  • IMG_7661
  • IMG_7711
  • IMG_7722
  • IMG_7725
  • IMG_7729
  • IMG_7734
  • IMG_7739
  • IMG_7746
  • IMG_7748
  • IMG_7751
  • IMG_7753
  • IMG_7758
  • IMG_7760
  • IMG_7761
  • IMG_7763
  • IMG_7772
  • IMG_7774
  • IMG_7795
  • IMG_7796
  • IMG_7810
  • IMG_7816
  • IMG_7822
  • IMG_7838
  • IMG_7844
  • IMG_7846
  • IMG_7850
  • IMG_7856
  • IMG_7858
  • IMG_7862
  • IMG_7879
  • IMG_7886
  • IMG_7893
  • IMG_7895
  • IMG_7900
  • IMG_7904
  • IMG_7905
  • IMG_7909
Okunma 7055 defa

Benzer Öğeler (etikete göre)

1 yorum

  • Yorum Linki yasemin Salı, 14 Mayıs 2013 11:49 yazan yasemin

    yurt dışı gezileri çoğunlukla maddiyata dayanır gibi görünür ama öyle dahi olsa dünyada görmediğimiz bilmediğimiz yer olmasın istiyorum bu gezileri okumak çalışırken de beni motive ediyor.Teşekkürler Mine Hnm.

Yorum Ekle

Lütfen (*) ile işaretlenmiş olan gerekli alanların tümünü doldurduğunuzdan emin olunuz. Temel HTML kodlarını kullanabilirsiniz.