Salı, 23 Ekim 2012 15:04

Cordoba

Yazan 

Yeni tatilimize bir aydan az bir süre kalmışken, eskilere dair seyahat yazılarımı bitireyim istiyorum. Geçen seneki İspanya turumuzdaki en beğendiğimiz şehirlerden biri, bir dönem Endülüs devletinin başkentliğini de yapmış olan Cordoba.

Tüm en güzel şehirler gibi Cordoba da su ile iç içe. Şehir bir nehrin çevresine kurulmuş, tarihi de oldukça eski. Roma köprüsü bile halen ayakta. Kış mevsiminde gitmemize rağmen çok güzel bir havası vardı, fotoğraflarımdan da görüyorsunuz.

Cordoba'da iki gün kadar kaldık. Önceki durağımız olan Granada'dan 1-1,5 saat uzaklıkta yanlış hatırlamıyorsam. Bu şehir ile ilgili aklımda kalan en önemli şeyleri, müzeleri oldu. İlkin, Medinet-üz Zehra isimli, şu an harabe durumdaki eski bir şehri gezdik ve onun tanıtıldığı müzeye gittik, ikincisi de Torre de la Calahorra adında, eskiden kale şimdi ise müze olarak kullanılan yeri ziyaret ettik. Hayatımda ziyaret ettiğim en güzel müzelerdi. İlk müzede, harabe şeklindeki şehrin yaşanılan zamanlarda nasıl olduğunu mükemmel biçimde anlamanızı sağlayan video filmler, çizimler, ışıklı maketler, hatta ilk kez gördüğüm hologramla maket üstünde anlatım bile vardı. Şehrin sarayının bir maketini yapmışlar, maket içinde de hologram ile insanları hareket halinde gösteriyorlardı. İkinci müze olan Torre de la Calahorra ise eşimle bize göre bir "İslam Tebliği ve İrşad müzesi". Müze, Endülüs döneminin günlük yaşantısını yine videolar, maketler ve müzik ile anlatmaktaydı. İslam hakimiyeti altında o kadar güzel bir medeniyet kurulduğundan bahsediyordu ki, bir kez daha Müslüman olmaktan gurur duydum ve Asr-ı Saadet'ten sonra en güzel İslam'ın Endülüs'te yaşandığını düşündüm. Müzede size kulaklık veriyorlar, sanırım Türkçe yoktu, İngilizcesinden dinledik. Bu müzenin anlatımlarını dinleyebilmek için bile dil öğrenmeye değer, o kadar yani :)

Müze haricinde ziyaret edebileceğiniz en güzel yer Cordoba Mescidi. Her ne kadar Katolik İspanyollar burayı aldıktan sonra ortasında katedral dikmiş olsalar da mescidin güzelliğini gölgeleyememişler. Fotoğraflardan anlaşılamıyor ancak o kadar büyük bir mekan ki. Sadeliği ile bizi mest etti, huzur bulduk. Gerçekten görülmeye değer. Anlatılmaz, yaşanır dediklerinden.

Mescidin hemen yakınında olan Hristiyan kralların sarayı ise beni bahçesi ile büyüledi. Gördüğüm en yeşil bahçelerden biriydi, içim açıldı resmen. 

Şehir çok çok küçük. Yürüyerek tamamını gezebilirsiniz neredeyse. Tüm tarihi mekanlar birbirine yakın, sokaklar dar. Sadece Medinet-üz Zehra şehrin biraz dışında, altımızda kiralık araba olduğu için toplu taşıma ile nerede gezebilirsiniz bilemiyorum malesef.

Yiyecek-içecek konusu her zamanki gibi. İlla ki vejeteryan bir şeyler bulabiliyorsunuz. 

İşte fotoğraflar. Gidilmesi, görülmesi gereken bir yer. Öneriyorum.

  • CIMG0649
  • CIMG0656
  • CIMG0667
  • CIMG0694
  • CIMG0710
  • CIMG0714
  • CIMG0717
  • CIMG0718
  • CIMG0723
  • CIMG0727
  • CIMG0735
  • CIMG0739
  • CIMG0742
  • CIMG0746
  • CIMG0757
  • CIMG0767
  • CIMG0772
  • CIMG0775
  • CIMG0783
  • CIMG0793
  • CIMG0798
  • CIMG0801
  • CIMG0808
  • CIMG0811
  • CIMG0818
  • CIMG0824
  • CIMG0835
Okunma 2562 defa

Benzer Öğeler (etikete göre)

1 yorum

  • Yorum Linki kubra Salı, 23 Ekim 2012 16:06 yazan kubra

    Sen gezdikçe bende gezer gibi oluyorum ;) Şimdiden iyi tatiller, şu bayram,tatil ve çalıştığın gelinlik biter bitmez benimsin haberin olsun ;)

Yorum Ekle

Lütfen (*) ile işaretlenmiş olan gerekli alanların tümünü doldurduğunuzdan emin olunuz. Temel HTML kodlarını kullanabilirsiniz.