Pazar, 27 Aralık 2015 16:11

Samimi Bir Yazı

Yazan 

Başlık seçimim özetliyor, içimi dökerek bloguma dönmek istiyorum. Aslında blogum her gün aklımda biliyor musunuz? Yazayım, yazayım diyorum da başına geçemiyorum, konuları sıraya dizemiyorum, yazmayı düşündüklerimi kendim eleştiriyorum. Gelin dertleşelim.

Bir kere bebekle ilgili paylaşım yapmak çok zor. İyi şeyleri nazar değmesin diye yazmak istemiyorsun, kötü şeylerden şikayetlenmek gibi olmasın diye bahsedemiyorsun. Ders verir durumda değilsin, hele ki ilk bebekte ama öğrendiğin, tecrübe ettiklerin de var. Velhasıl kelam, bir ince eleyip sık dokuyorsun ki sorma.

Dikimlerim devam ediyor bu arada. Aydan'a Pronovias Mauricio modelini dikerek dikim hayatıma geri döndüm. Bir de Kösem dizisindeki kırmızı süslü kıyafet gözüme takıldı, ondan bir numune diksem mi diye düşünüyorum. Annem prova yapacağım günlerde bana geliyor ve bebeğimle ilgileniyor. Kumaş almaya da üçümüz gidiyoruz Eminönü'ne. Evden yapabileceğim bir işim olduğu için bebekli bir kadın olarak ne kadar şükretsem az.

Beni uzun zamandır takip edenler biliyorlar, aslında en büyük hayalim bir modaevi açmak ve kendi tasarımlarımla bir reyon düzenlemek. Tesettür gelinlik tasarımlarımı dikiyorum bile bazen, koyuyorum kenara. Bir tam iki de yarım var şimdiden :) Ama bu aralar çok düşündüm, düşünüyorum. Kızımla çok şükür aram iyi, ağırlığı kızıma vererek iş hayatımı beni tatmin edecek minimum seviyede sürdürebiliyorum. Ama bir yer açarsam öyle mi? Bazen internette gezinirken benle aynı zamanlarda çıkan rakiplerimin neler diktiklerini, işin içinde olunca ne kadar ilerlediklerini görüyorum, içim bir cız ediyor ben de bir yer açmış olsaydım diye. Sonra bebekli hayatı düşünüp vazgeçiyorum tekrardan, yer açarsam onu yaşatmak için kızımı ihmal edeceğimi biliyorum, bu kaçınılmaz. Zaten bebekten önce yer açmamış olmamın birinci sebebi de bir gün çocuk isteyeceğimi bilmem ve gerçekçi düşünmemdi. 

Çok şükür kolik bir bebeğim olmadı, zorluklar ve tatlılıklar beraber ilerliyor. Ben bebek görerek, ne dileyim yeğen veya küçük kuzenle büyümedim. O yüzden kendi bebeğimle tecrübe ediyorum bebeğin ne kadar güzel bir şey olduğunu. Allah'ım tüm isteyenlere nasip etsin. Eskiden 2 bebek düşünürdüm hep, ama korktuğum kadar zor çıkmayınca şu anda kalabalık bir ev hayal ediyor ve neden 3 olmasın diyorum :) Kardeş güzeldir. Tabi ikinci kolik filan olursa gözüm korkarak ben tamamım artık da diyebilirim :D

İşimi ömür boyu bu kadar düşük seviyede tutacak değilim Allah ömür verir ve nasip ederse. O yüzden şu anda düşündüğüm arayı çok açmadan 2 veya 3 bebeğimi büyütüp, en az ikisini anaokul-kreşe isteyerek gidecekleri, birinin de benle kalacağı bir yaşa getirip sonra bir işletme açmak. Bu da şu an 6-7 sene gibi bir bekleme süresi demek. Ama beklemeliyim. Biliyorum ki imkanı olan her anne bebeklerinin ilk dönemlerini onlarla geçirmek ister. Benim imkanım varken sonradan pişman olacağım bir acelecilik yapmamalı ve beklemeliyim. Çünkü bebekler hayatta bir kez bebek oluyorlar.

Zaten hala ve hala, ama siz de bir karar verin diyeceksiniz, İstanbul'dan taşınma-taşınmama durumumuz belli değil. Hollanda'ya taşınmayı düşünüyorduk ya hani bir aralar, Charlie Hebdo ve Paris saldırıları ardından artık iyice ayyuka çıkan İslamafobi ile birlikte bu düşüncemizden vazgeçtik. Zaten torunları olduktan sonra ona ne kadar düşkün olduğunu gördüğüm annemlere de kıyamıyorum. İkinci seçeneğimiz eşimle memleketimiz olan Kapadokya'ya, Nevşehir'in güzel bir ilçesine dönmek. İmkan olursa çocukları yaşatmak için bir apartman dairesi değil de bahçeli küçük bir ev çok daha güzel bir seçenek değil mi? Kendi çocukluğum Ürgüp'te geçti, bahsetmiş miydim? Küçük yerde büyüdüm ve çok yararını gördüğüme inanıyor ve bebeğim için de bunu hayal ediyorum.

Beni Nevşehir - Kayseri - Aksaray'dan takip eden var mı? Ses verin yahu! Gelsek, işimi sürdürebilir miyim? Oralarda pek bizim teknikte terzi yok ama bilmiyorum ki talep var mı?

Ses vermek demişken, blogu aksatmamın bir sebebi yorumların çok azalmış olması. Arada çok güzel mailler almasam kimse okumuyor diyeceğim. Instagram hareketli, yorumlarınızı okuyor ve çok teşekkür ediyorum. Daha fazla yazın, ses verin ve insanı teşvik edin lütfen. 

Şimdilik yazacaklarım bu kadar. Emzirme konusunda bir şeyler yazabilirim, bebeğe kullan-at bez hayatı yerine yıkanabilir çözümlerim var, geçen 2 sezonda diktiğim ama paylaşmadıklarım var, hamileyken iş gezisi de olsa Prag'a gittik eşimle onu yazabilirim, normal doğumla ilgili zaten bir yazım hazır, hamileliğin son döneminde bebek büyüdüğü için diyet yapmıştım, ondan birkaç atıştırmalık önerisi verebilirim. Önerilerinizi beklerim.

Hepinizi özledim, kendinize iyi bakın...

Okunma 2891 defa

16 yorum

  • Yorum Linki Derya sayedabdulaziz Pazar, 27 Aralık 2015 21:25 yazan Derya sayedabdulaziz

    AsSelamunaleykum ve rahmetullahi ve bereketuhu. Mine hakkaten özlemişiz yazmanı. İsabetli bir karar vermişsin, Allah daim etsin. Önce emanet sonra kendi hayallerimiz. Ben anneme bir saat bırakıyorum döndüğümde vicdan azabımı desem kızımın bakışlarımı desem gittiğime bin pişman oluyorum.sana uzaktan gelinlik diktiren biri olarak sen her şehirde hatta evinin her odasında güzel şeyler yaparsın. Bence kayseri hayırlı olabilir, sen o şehre hitap edebilirsin maddi olarakta manevi olarakta

  • Yorum Linki ipek Pazar, 27 Aralık 2015 20:03 yazan ipek

    Merhaba Mine; yazılarını özlemiştim.. sen üretken birisin; hiçbir şey yapmadan durmadığını tahmin ediyordum :) gelecek yazılarını merakla bekliyorum.. sevgilerimle :))

  • Yorum Linki nihal kaya Pazar, 27 Aralık 2015 19:02 yazan nihal kaya

    Merhaba Mine hanım,

    Sizi bir ara sıkı takip ederdim :) Kayseri'de yaşamasam da Kayseriliyim. Dediğiniz gibi oralarda pek sizin tekniklerde terzi yok ama bu çekinmenize sebep olmasın. Talebi siz şekillendirebilirsiniz değil mi? Rabbim rızık nasip ederse İstanbul Nevşehir Kayseri pek farketmez esasen. Şimdi gözüm kapalı gidin de diyemiyorum ama artık İstanbul'dan kaçmak için cesareti toplamak gerekiyor sanki :) ben İstanbul'dan Ankara'ya kaçtım mesela... Yazılarınızı bekliyor olacağım. Benim de oldukça acemi bir bloğum var, göz atmak isterseniz bugunnedenedim.blogspot.com a beklerim

  • Yorum Linki Zeynep Y. Pazar, 27 Aralık 2015 18:17 yazan Zeynep Y.

    Merhaba.
    Çok severek takip ediyorum bloğunu. Tanışsak en yakın arkadaşım Mine olurdu diye düşünüyorum bazen. Ben de ikiz bebeklerimi büyütüyorum şu an. Eşim Aksaraylı olduğu için az buçuk biliyorum orayı. İşini sürdürmek konusunda orada verim alacağını sanmıyorum. Daha yazardım ama bebeklerim uykusu geldi

  • Yorum Linki Rukiye Taşçı Pazar, 27 Aralık 2015 17:35 yazan Rukiye Taşçı

    Körler sağırlar birbirini ağırlar gibi olacak biraz ama beni yazmışsın sanki, hep bana diyorlar bende sana diyeyim. Biz bu aşamaya kolay gelmedik pes etme, sağlığın el veriyorsa durmak yok yola devam!

  • Yorum Linki Arife Pazar, 27 Aralık 2015 17:28 yazan Arife

    Merhaba Mine, yeni yazı gelmeyince sadece bebek hayatını dolduruyor, işle ilgili herhangi bir gelişme yok diye düşünmüştüm. Açıkçası dekorasyon ile ilgili yazılarını özledim. Benim de hayalim ortanca çiçekleriyle dolu bir bahçe ve kitap dolu bir ev, keşke diyorum.
    Ailenle huzurlu yaşamınızın hep sürmesini dilerim.

Yorum Ekle

Lütfen (*) ile işaretlenmiş olan gerekli alanların tümünü doldurduğunuzdan emin olunuz. Temel HTML kodlarını kullanabilirsiniz.