Cuma, 20 Şubat 2015 13:20

Doğumu Kolaylaştırmak

Yazan 

Talihsizce, düşüncesizce kendine kötü hikayeler anlatılan anne adaylarının tersine, kötü değil olumlu doğum hikayeleri araştırdım hep. Bunlardan derlediğim ortak noktalar sayesinde doğumun nasıl daha rahat geçeceğiyle ilgili bir öneriler listesi hazırladım. 

Doğumun idealinin mümkün olduğunca doğal ve müdahalesiz olduğuna inananlardanım. Bu müdahalenin ister kendi zihnimizde, korkularımızla yapılanı olsun, isterse de çevremiz ve sağlık personeli tarafından yapılanları olsun... Kendime unutturmadığım iki temel kabulüm var: Allah kimseye kaldıramayacağı yük yüklemez, biz kadınlara doğumu da bir eziyet olarak vermemiştir; insan gerekirse yalnız başına bile doğurabilir çünkü doğum vücudun yapmaya programlı olduğu otomatik bir süreçtir. 

Doğum nedir? Nasıl bir süreçtir? Kısaca bahsetmekte yarar var sanırım. Doğum, bebeğin doğum kanalından geçerek vajinal yoldan doğmasıdır. Doğal bir ilk doğum için öngörülen süre genelde 12-15 saattir. Bu 12 saat boyunca katlanılmaz bir acı sancı vs. hissedilmez. Önce sancıların eşlik ettiği bir açılma dönemi vardır. Sancılar ilk zamanlarda nispetle seyrek ve hafif iken, açılma arttıkça özellikle sırta ve bele vuran bir ağrı, adet sancısının dengi veya fazlası şeklinde tarif edilmektedir. Çoğu anne bir noktadan sonra zorlansa da zihninin bir şekilde uyuştuğundan bahsetmektedir - endorfin etkisi ve bu yoğun ağrı dönemi çoklukla 1-2 saatlik bir süreçtir. Genelde annelerin beklemediği bir zamanda açılmanın tamamlandığı iyi haberi gelir ve anne ıkınma ihtiyacı hisseder. Birkaç ıkınma sonrasında da bebek dünyaya gelir. Normal olarak yarım saat içinde plasenta da gelir ve lohusalığa geçilmiş olur. 

Doğum ne kadar doğal bir süreç olsa da daha iyi veya daha zor geçmesi bir miktar bizim bilinçli seçimlerimizle alakalı. Aşağıdakiler yapmamız gereken seçimler konusundaki kendime aldığım kişisel kararlarımdır, bilgileri okuduğum herhalde yüze yaklaşan doğum hikayesindeki ortak noktaları sentezleyerek elde ettim. Yalnız bir açıklık var, malesef ki bu süreçler çoğunlukla büyük şehirlerde özel kurumlarda doğum yapan bayanlara ait. Devlet hastanesinde süreçler nasıl işliyor veya nereye kadar müdahil olunabilir, katkıda bulunursanız çok sevinirim.

Öncelikle söylemeliyim ki normal doğum videosu izlemek o anda annenin ne hissettiği ile ilgili kesinlikle doğru bir fikir vermeyecektir. Çünkü sizin empati kurmaya çalışan zihniniz o anda acıya karşı endorfin salgılamıyor ama doğum yapan kadınınki müdahalesiz bir doğumda salgılıyor ve hissiyatı dışarıdan göründüğü gibi değil. Bunu kendi başımın yarılması tecrübemden biliyorum. Alnım gelen taş darbesiyle 5-6 cm kadar kafatasım görünecek kadar açıldığında emin olun garip biçimde en soğukkanlı olan bendim. Yarama ilk turnikeyi kendim yaptım, polisle görüştüm, ağlamadım. İnsanın şok denen belli bir mekanizması var. Eşim beni dışarıdan gördüğü için benden çok daha fazla etkilenmişti mesela.

Doğumla ilgili ülkemizde gördüğüm en önemli, birinci konu belirlenecek olan doktor ve ebedir. Doktorların da kendi tecrübeleri ve inançları doğrultusunda tercihleri var ve sizi er geç bu tercihlere getirebilirler veya en azından boşuna bir çatışma yaşamak durumunda kalırsınız. Okuduklarımdan edindiğim izlenim şu şekilde: sezaryen ameliyatı yanlısı doktorlar, bilinmezden hoşlanmayan - tercihen kaçınan doktorlar ve doğal doğum yanlısı doktorlar var. Ben her bayanın doğal doğum yanlısı olan bir doktor aramasını öneririm. Nedeni çok basit. Çünkü o zaman tüm seçenekler gerçekten sizindir, normal doğum yanlısı bir doktor sezaryen de yapabilir. Size destek olması ile normal doğumun güzelliğini kavrayabilir ve düşüncenizi o yönde değiştirebilirsiniz. Değiştirmezseniz ve doktor sizi normale yönlendiriyorsa da kolayca sizi sezaryene alacak bir doktor bulabilirsiniz. Ayrıca, doktorunuz hamileliğinizin son döneminde veya doğum sırasında sezaryen gerektiğini söylerse bunun gerçekten böyle olduğuna bence daha kolay inanılabilir, dolayısı ile sezaryeni kabullenmek de daha kolay olur. Diyebilirsiniz ki "yani sen doğumu hemen başta konuşmayı öneriyorsun". Evet, bir doktor eğer annenin doğum konusundaki tercihlerini başta da olsa öteliyorsa onun seçimlerine saygı gösterme olasılığı daha düşük oluyor çünkü.

Doğal doğumcu doktordan sezaryen yanlısına geçmek kolayken tersi zor olur, neden? Çünkü doğal doğum, ki doktor tercihinizi önemli kılacak ikinci unsuru söylüyorum, sezaryen ameliyatından çok çok daha kişisel ve duygularla yönetilen bir deneyimdir. Güzel bir normal doğum için doktorunuzla ve ebenizle iyi bir uyumunuzun olması ve kendinizi mümkün olduğunca mutlu ve güvende hissetmeniz önemlidir. Bunu hayvanların güvende hissetmedikleri zaman doğumlarını erteleyebilmelerine benzetebiliriz. İnsan da gergin olduğunda daha zor doğum yapar, bu yüzden korkularını bilecek ve ona insanca yardımcı olarak bir personele ihtiyacı vardır. Hastaneyi, odaları ve doğumhaneyi görerek seçmek de bu rahatlığı sağlayacak diğer unsurlardır.

Doğal doğumcu doktorlarla ilgili çevrenizde bulabilirseniz normal doğum yapan arkadaşlarınıza sorabilir, internetten bloglardan ve ssvd(sezaryen sonrası vajinal yani normal doğum) gruplarından -evet bu da mümkün ve uygulanıyor- araştırabilirsiniz. Özellikle İstanbul'da çok şükür çok seçenek var. Hastane olarak normal doğum politikası izleyen bir yer duymadım,  o yüzden hastane politikaları ile sınırlandırılan hastane doktorlarından ziyade kendi muayenehanesi olan doktorlarda daha fazla şans var gibi geldi bana.

Tamam, diyelim ki doktorumuzu seçtik ve çekincelerimizi anlayan ve azaltan bir doktorumuz var. Bundan sonra sıra ya kitapla ya da çeşitli eğitim merkezleri ile temel seviyede nefes ve vücut egzersizlerini öğrenmeye geliyor. Hiç doğum korkusu olmayan ve telaş yapmadan vücudunu dinleyebilen istisnai anneler haricinde eğitim almak her kadın için hem hamileliği hem de doğumu kolaylaştırıyor. Eğitim alacağınız yerin de yine doğal doğumcu olmasına dikkat etmenizi öneriyorum, özellikle özel hastanelerin ücretsiz gebe eğitimlerinde fazlaca sezaryen yanlısı ve normal doğumdan neredeyse hiç bahsetmeyen bir içerikleri olduğunu duydum. Ben Zeynep Kamil hastanesinin eğitimine kayıt olmayı düşünüyorum. Kadıköy Belediyesi'nin de gebe okulu var ama hangi doğum yanlısı bilmiyorum. İstanbul dışında durum ne bilmiyorum, ama ilk seçenek Hypnobirthing vb. kitaplardan almak. Doktorum bana Anne Babalar için Doğuma Hazırlık (Deomed Medikal Yayıncılık) diye bir kitap verdi, o da oldukça kapsamlı ve yararlı göründü bana. En azından onu temin etmeli, doğum öncesi, sırası ve sonrası bebek bakımı ile ilgili çok temel tüm bilgiler var .

Doğum yapabilmek için kaslarınızın belli bir güçte olması da önemli. Kilonuza da bir miktar dikkat etmek gerekiyor. Sağlıklı beslenme aslında zaten çok kilo aldıran yiyecekler olmadığı için kiloya dikkat etmek bebeği kötü beslemek anlamına gelmez -tabi ki abartılı bir diyetten bahsetmiyorum. Ayrıca anne adayının vücudunu ve özellikle bacaklarını güçlü tutmak için en azından yürüyüş yapması çok önemli. Sizi bilmem ama beni zaten açık hava bulantı konusunda rahatlatıyor, dışarı çıkmak insana iyi geliyor. Yoga ve pilatesin de hamileler için özel sınıfları var, imkanınız varsa düşünebilirsiniz. Sırt ve bel ağrılarına çok iyi geldiğinden bahsediliyor.

Böyle geçirdiğiniz haftalarla doğuma yaklaştınız. Yakınlarınız doğumun ne zaman olacağını merak edeceklerdir. Malesef insanlar doğumun normal süresinin 1 aylık bir periyod olduğunu unutmuş durumdalar çoğunlukla. Bu yüzden, ne zaman doğum olacağı sorusuna verilecek ideal cevap 42. haftanızın denk geldiği dönem, yani doğumu bir sebeple geciken ve 42. haftaya kadar beklemek durumunda kalan bayanlar bunu öneriyorlar. Anneniz ehvamlı biri ise ve doğumun gecikmesi konusunda soğukkanlı olmayacaksa ona bile bu geciktirilmiş tarihi söylemekte yarar var. Çünkü aksi taktirde, tüm çevre anne adayını sezaryen yaptırması veya suni sancı alması konusunda baskı altına alabiliyor ve bu baskı doğumu daha da geciktirebiliyor. 

Artık doğumun tam olarak nasıl bir süreç olduğunu, hangi belirtileri görürseniz doğumun başlayacağını, evde ne raddeye kadar kalmanızın uygun olacağını, o gün ne zamana kadar yemek yiyeceğinizi, bir komplikasyon olursa belirtisinin ne olduğunu doktorunuzla detaylı konuşmanızın zamanı geldi. Bunları bilen ve telaşa kapılmayan annelerin çok büyük bir şansları var. Hastaneye daha geç gidebiliyorlar. Bu çok önemli, okuduğum en başarılı doğum hikayeleri içindeki kilit nokta. Kadın, tanıdık olduğu ve mahremiyetinin garanti altında olduğu, ayakta durabildiği ve hareket edebildiği, duş yapabildiği evinde sancıları ve açılmayı çok daha rahat geçiriyor. Evde kalırken yapacağınız şey eşinizin ve sizin sancılarınızın kaç dk arayla gelip kaç sn sürdüğünü not almak ve doktorunuzla daha önce kararlaştırdığınız bir aralığa inince -mesela 3 veya 5 dkda bire inerse- hastaneye gitmek. Hastaneye geç giden hamilelerin çok daha kısa sürede doğum yaptıklarını okuyorum. Mesela 7 cm açıklığınız bile olabilir ki zaten 10'da doğuruyorsunuz :D Merak etmeyin özellikle ilk doğum öyle aniden olan ve takside yapacağınız bir şey değil, ortalama 12-15 saatlik bir açılma dalgaları ve en sonundaki kısa ıkınma sürecinden bahsediyoruz.

Şimdi, geldik hastaneye. Kendi doktorunuzun çalıştığı hastaneler oluyor zaten, dışarıdan doktor getirebiliyorsunuz. Yanınızda yardımcı olması için doktorun çalıştığı ebe de oluyor. Ancak özellikle ebeyi siz ayarlamadıysanız, doktorunuzdan mutlaka normal doğum süreçlerine ve mahremiyetine saygılı bir hastane önermesini isteyin. Çünkü doktorlar doğumun aslında çok az bir kısmında sizinle olurlar, genelde ebe ve hemşireler ile görüşürsünüz ve açılma ve sancılarınıza onlar yardım eder. Ebe bile normal doğum yanlısı değilse öyle laflar edebiliyor ki doğumda moraliniz bozulabiliyor ve sancılarınız bile kaçabiliyor.

Anlaşmalı ebeniz varsa onunla aynı anda veya ondan sonra hastaneye girmeye dikkat edin. Çünkü başınızda bir profesyonel olmadığı taktirde kendinizi istemediğiniz bir sürecin içine zorla çekilmiş bulabilirsiniz. Umuyorum ki hastane doğum yapan kadına hasta muamelesi yapmayan, ona hemen serum takmaya ve NST'ye devamlı bağlamaya kendini şartlandırmamış bir hastane olur. Evet diğer maddemiz bu. Okuduğum tecrübelerdeki bir ortak nokta kadına ne kadar hasta muamelesi yapılırsa o kadar doğumun zorlaştırıldığı yönünde. İdeal olanlar annenin sancıları ayakta karşılamasına izin verilmesi, gezinmesine izin verilmesi, gücünün yerinde olması için belli bir miktar su alımına ve az miktarda hafif gıdalara bir süreye kadar izin verilmesi vb. ona mümkün olduğunca normal davranılması. Bu gibi konularda ebenizin ne kadar müdahale edebildiğini veya hastanenin politikalarını doğumun öncesinde sorgulamakta yarar var.

Eşinizden hiç bahsetmedim. Aslında tüm bu süreçlerde eşiniz yanınızda ne kadar olursa o kadar iyi. Hastaneye girmeden önce ise hassasiyetlerinizi onun bilmesi kesinlikle şart. Çünkü yeri geliyor siz müdahale edecek durumda olmuyorsunuz ve eşiniz size istemediğiniz şeylerin yapılmasını engelleyebiliyor. Ya da kötü ihtimal onu ikna ediyorlar ve o sizi zorluyor. Eşiniz bir nedenle yanınızda olamayacaksa mutlaka güvendiğiniz bir akraba veya arkadaşınızın size yardımcı olması gerekiyor.

Doktorunuzla suni sancı ve epidural görüşünüzü de konuşmanız gerekiyor. Kendi adıma inşallah evde yeterince bekleyip hastaneye gittiğinde açılması (sanırım epidural sınırı olan) 6cm'i geçenlerden olurum da o bile gerekmez. Genel aklıma yatan görüş şu: doğum ne kadar müdahalesiz, kendi sistemi içinde o kadar iyi. Çünkü beynin kendini acıdan korumak için endorfin salgılama mekanizması var ama suni sancıda bu mekanizma devreye girmiyor ve ağrılar daha şiddetli oluyor, ayrıca sancı ile açılma normalde olduğu uyumunda gitmeyebildiği için sonuç mecburi sezaryene dönebiliyor. Epiduralde de ıkınmakta problem yaşanıyor, en azından doğum süresi uzuyor. Hastanenin doktorunuz olmadan size suni sancı vermesine izin vermemeye çalışın. Tabi ki 24 saat sancı çekin demiyorum, ama benim okuduğum bazı örneklerde daha kişinin doktoru gelip muayene etmeden hastane doktoru direkt suni sancı yanlısı olabiliyor, sırf kendince süreci kısaltmak için.

Bundan sonrası artık sonuca doğru. Tabi ki bir ağrı olacak, hiç olmamasını beklemiyoruz. Ancak inşallah yukarıda saydıklarıma dikkat edebildiyseniz çok kolay ve kısa sürebilecek bir doğumunuz olacak ve yavrunuzu kucağınıza alırken uyanık ve hareket edebilir olacaksınız, ona sarılacaksınız. O an zaten ne yaşanmışsa yaşansın anında unutuluyormuş tüm acılar.

Son not. Tabi ki bu bahsettiklerimin hepsinin istediğiniz gibi olması pek mümkün değil, gönül ister ama müdahil olan çok değişken var. En önemlisi kararlılık ile takıntılı olmayı karıştırmamak. Müdahalesiz doğum konusunda kararlı olabilir ve arkasında durabilirsiniz, ama bu güvendiğiniz kişiler size bir müdahalenin gerekli olduğunu söylediklerinde dünyanızın yıkılmasını getirmemeli. Bu yüzden sezaryene varana kadar tüm müdahalelere karşı zihni açık tutmak gerekiyor. Çünkü aksi taktirde işler istediğiniz gibi gitmediğinde sonrasını kendiniz ve bebeğiniz için zorlaştırabilirsiniz. Bu da okuduklarımdan çıkardığım başka bir ders. Zaten birinci madde olarak doğal doğum yanlısı bir doktor seçmeyi önermemin sebebi bu, öyle bir doktor size zaten gerçekten mecbur olmadıkça müdahele önermeyecektir.

Son not 2. Normal doğum yapmak isteyen bayanların, özellikle ssvd düşünenlerin, mutlaka en az 1 tane yedek normal doğum yanlısı doktor belirlemelerini ve onunla tanışmasını öneriyorum. Çünkü hayat sürprizlerle dolu. Bir gün doktorunuz bir yere gidiyor ve şansa bakın ki o gün doğum başlıyor. Eğer doğal doğumcu bir yedek doktorunuz yoksa da zorunlu sezaryene maruz bırakılabiliyorsunuz, bu da okuduğum başka bir hikaye :) 

Bol bol dua etmeyi, kendinize hep kaygılarınızdan uzaklaştırıcı olumlu temkinler vermeyi, süreçte elinizden geleni yaptıktan sonra elinizde olmayacak şeyler için Allah'a güvenmeyi sanırım her aşama için önermeme gerek bile yok :D

Herkese güzel ve kolay bir müdahalesiz doğum deneme şansını diliyorum...

Okunma 2959 defa

1 yorum

  • Yorum Linki Ayşe Pazar, 01 Mart 2015 08:24 yazan Ayşe

    Allah razı olsun çok kapsamlı bir yazı olmuş. Fıtratımızda olan bir şeyi yapabilmek için bu kadar çaba harcatmaları çok üzücü. Doğumdan aylar önce sezaryen belirlemeyi ilk doğum için hiç anlamıyorum. Korkmak deniyorsa korkuyu geçirmeye uğraşmaz mı insan? Bunun eft yöntemi var, doğum hakkında bilinçlenmek var. Bu kadar insan daha doğum sancıları başlamadan dayanamayacağına nasıl hükmeder? Haşa Allah zalim mi? Sanki "Allah'ım senin kurduğun düzeni, sünnetullahı beğenmedim, daha iyisini bulduk biz" diyoruz gibi geliyor bana...

Yorum Ekle

Lütfen (*) ile işaretlenmiş olan gerekli alanların tümünü doldurduğunuzdan emin olunuz. Temel HTML kodlarını kullanabilirsiniz.