Pazar, 18 Kasım 2012 10:33

Yine Bir Ziyaret

Yazan 

Artık tatil değil de ziyarete döndü bu iş :) Salı günü Allah izin verirse, 3. İtalya ziyaretimize gidiyoruz. Bir hafta sürecek bu gezide daha önce gittiğimiz 3 şehrini yeniden görecek, arada birkaç yeni yere uğrayacağız. Peki neden sürekli aynı yerlere gidiyoruz?

Aslında bu benim kendime de çok sorduğum bir soru. Tatil sonuçta hem zaman hem finansman harcadığınız bir aktivite, kaynak bulmuşken de zaten gördüğümüz yerleri görmek yerine yeni yerler keşfetmek daha doğru olmaz mı?

Önceleri, Avrupa'ya Pegasus gittiği için gitmek istediğimi düşünüyordum :D Ancak artık meselenin ucuz uçak biletinden öte olduğu kanısındayım. Eskiye düşkünlüğüm, eşimle ikimizin de tarihi olana ilgimiz malum. Şehirlerin de eski dokulu olanlarını çok seviyor ve bir önceki yazımda eleştirdiğim bizim apartmanlı, rezidanslı, daha lüksü villalı şehirlerimizden ziyade; eski zamanlardan kalma, taş cepheli, toprak renklerindeki şehirleri benimsiyorum. Bunun en güzel örneklerini bulabileceğimiz, neredeyse tüm eski şehir merkezlerinin dokusunu 16. yüzyıldan bu yana koruyabilmiş olan İtalya'yı da bu yüzden bir nevi ikinci evim olarak görebiliyorum, kendimi oraya ait hissediyorum. Öyle bir yerde yaşayabileceğimi düşünüyorum.

Bizim için tatil artık yeni yerler keşfetmenin yanında, bu şimdi yapacağımız gibi, sevdiğimiz ve kendimizi ait hissettiğimiz yeri tekrar ziyaret etmek, o havayı bir kez daha yaşamak anlamına geliyor. Şu anda tatil planı yaparken, o müze bu anıt değil de, "şurada bir daha kahve içelim, şu parkta bir daha yürüyelim, şurada bir kez daha oturalım" diye düşünüyorum, bunun için gidiyorum. 

Mesele sadece binalar da değil elbette ki, o binaları yapan insanların, çoğumuzun bildiğinin aksine aslında oldukça sıcakkanlı olan Avrupalıların da arasında olmayı seviyorum. Eşim de eminim ki, trafikte yayaya geçsin diye jest yaptığında arkadan kornaya asılan Türk şoförlerinin yerine, şimdiye kadar gördüğümüz en kibar şoförler olan İtalyanları seviyor :)

Hatta üniversite yıllarımızda Avrupa'da bir hayat kurmayı çok ciddi olarak düşünmüştük eşimle. Eşimin en iyi arkadaşları orada yaşadığı, benim de ablam masterı orada yaptığı için Hollanda'ya gitmeyi değerlendirdik. Çünkü yaşam standardımızın, günlük hayatımızın daha iyi olacağı kanısındaydık. Ancak yine o sıralar işimizi kendi ülkemizde kurmaya başladığımız için, sonraları bu düşüncemizden vazgeçtik. Artık bu tatiller ile sevgimizi doyuruyoruz.

İşte böyle hislerle bir haftalık yeni bir ziyarete giderken sizlere yazmak istedim. Roma'ya inip, araba kiralayarak Siena'ya, sonra Siena'nın çevresinde İtalya kırsalını görmek için birkaç farklı küçük yerleşim yerine, oradan Floransa'ya, ardından da trenle Venedik'e gidiyoruz. Aslında Venedik'e gitmeyecektik bu sefer. Ancak başımıza bir vize tatsızlığı geldi. Şöyle ki, tatili biz ilk olarak ekim sonu olarak planlamıştık. Sonradan fark ettik ki tatil Kurban Bayramı'na denk geliyor. Kendi işimiz olduğu için biz bayramlarda tatil yapmak durumunda değiliz, o yüzden bunu kasıtlı ayarlamadığımız gibi, farkında da değildik. Vizeye başvurmak için tatilin 20-25 gün kadar öncesinde IDATA'ya gittiğimizde ise, bayram yoğunluğu nedeniyle başvuruların erken kapatıldığını öğrendik ve başımızdan kaynar sular aktı :) Bu kadar yılda ilk kez böyle bir şey yaşadım. Ne yapalım, ne edelim diye düşünürken, bu durumdan kurtulmanın en zararsız yolunun tarih değiştirmek olduğuna karar verdik ve tatili bir ay erteledik. Biletlerimiz tamamen yanmadı, biraz fark ödemek durumunda kaldık. Çooookk ucuz biletlerimiz yerine, ucuz biletlerimiz oldu ancak tatil kurtuldu :) İlk seferinde 5 gün olarak planladığımız tatili, biletlerin ucuz olduğu tarihler dolayısı ile 7 güne çıkarmaya, bir daha ne zaman gideriz belli değil diyerekten, Venedik'e de tekrar gitmeye karar verdik. 

Son günlerde, yine bir gelinlik üstünde çalıştığım için blogu ihmal etmek durumunda kaldım. Gelinliğin de yarısında kalıyorum malesef, dönüşte hemen yine işe döneceğim inşallah. Kendinize çok iyi bakın...

Okunma 2018 defa

2 yorum

  • Yorum Linki smyrnetalya Pazar, 18 Kasım 2012 13:57 yazan smyrnetalya

    Minecim yolunuz açık olsun, iyi tatiller..
    Çok sevdiğin yerlere fazla gitmenin hiçbir sakıncası yok, hatta bu sefer koşuşturma olmadan, keyfini çıkara çıkara gezersin;-)
    Dönüşte güzel fotoğraflar bekliyoruz!:-)
    Sevgiler

  • Yorum Linki janan Pazar, 18 Kasım 2012 12:20 yazan janan

    çooook heves ediyorum ben de :) size çooook iyi eğlenceler Mine Hanım ;)

Yorum Ekle

Lütfen (*) ile işaretlenmiş olan gerekli alanların tümünü doldurduğunuzdan emin olunuz. Temel HTML kodlarını kullanabilirsiniz.