Çarşamba, 28 Aralık 2011 20:34

Boşuna Pırlanta Almayın, Aldırmayın

Yazan 

Yılbaşı yaklaştı ya, reklam mecraları doldu pırlanta reklamlarıyla. Gördükçe, aklıma pırlanta almanın ne kadar gereksiz bir masraf olduğu geliyor. Bunu, malesef ki pırlanta almış ve aldığına pişman olmuş biri olarak tecrübelerime dayanıp söylüyorum.

Nişanlanmak, insan ruhunda ilginç değişikliklere neden oluyor. Hani "bridezilla" diyorlar ya, o var işte. Önceleri "ıyyyyyyy o da ne, ben istemem" dediğiniz birçok şeyin vitrinine bakarken buluyorsunuz kendinizi. 

Pırlanta da bunlardan biri işte. İnsanı alyans bakarken öyle bir hisse sokuyorlar ki, sanki pırlantanız, tek taşınız yoksa eksiksiniz. Zaten orta halli vatandaşlar olarak daha önce hiç girmediğimiz şıklıktaki mağazalardır mücevherat mağazaları. İçeri girmenizle, alma kararınız da etkilenir zaten.

Biz de böyle bir pazarlama bombardımanı ardından, aslında emsallerine göre uygun fiyata hem de hediyeli bir tektaş yüzük aldık. Elimize de bir sertifika verdiler, sanki bozdurunca bir değeri olacakmış gibi. Uzun süre, beyaz altından alyansımla birlikte kullandım. Bu sıralar bir seneyi doldurdu parmağımda.

Bu bir senede ne öğrendim biliyor musunuz? Pırlanta almaya cidden hiç gerek yok. Çünkü günlük kullanımla asla mağazada göründüğü kadar parlak kalmıyor. Orta halli bayanlara uygun değil bence pırlanta. Belli bir yaşam tarzınız olur, ev işine bulaşmazsınız, eliniz manikür seanslarına girer ofis ortamlarına geçer. Deterjan mı? O da nedir? İşte o zaman kullanırsınız rahat rahat pırlantayı, arada bakıma da götürürsünüz takılarınızı, hakkını verirsiniz. 

Benim size önerim, eğer bu yüzüklerin görüntüsünü seviyorsanız, ki bence de güzeller, meşhur markalarda satılan swarovski tektaş yüzüklerden alın. Pırlantası 2500 lira olan yüzüğün, swarovskisi 250 lira. Zirkon değil, swarovski. Aradaki fark şu, aslında ikisi de değersiz maddeden yapılma atomize taşlar, ancak swarovskinin özelliği özel kesim tekniği sayesinde gerçek pırlantaya en yakın görüntüyü vermesi. Zirkonların sahte olduğu çok belli oluyor, taktığınıza değmez, hoş da görünmez. Ayrıca bir not, maddi bir külfeti olmadığı için sakın büyük büyük taşlı yüzüklerden almayın. Kılığınız, kıyafetiniz, aracınız, yediğiniz vs. ile parmağınızda 100.000 liralık bir yüzük taşıyabilecek gibi görünmediğiniz sürece o büyük taşlar "sahteyim" diye bas bas bağırır çünkü. 

İnşallah düğün arefesindekileri bu külfetten kurtarırım bu yazımla. Hepinize sevgiler...

Okunma 68505 defa

19 yorum

  • Yorum Linki Işıl can Cumartesi, 15 Şubat 2014 04:06 yazan Işıl can

    Ben de düşünüyordum herkes beş taş tam tur aldırıyor marifet gibi ben aslında istemiyorum benim de tek taşım var, alındı dıye belkı artık rahatım ama yanına sadece görüntü olsun diye beştaş istıyorum ama ona asla o kadar para vermek ıstemıyorum şey gibi gelıyor evım yokken el kapısında kirada otururken arabamız duzgun degılken ayranı yok içmeye atla gider mıçmaya misali, beştaşa sırf arkdaşlarıma hava olsun diye aldı bana kocam diyemeyeceğim zaten sonra ben sıkışıyorum paramız kalmıyor hiç bir şeye, evlenirken tek taş aldırdım da ne oldu zorla evlenebildik neredeyse evlilik erteleniyordu, şimdi de sahtesini almayı düşünüyorum 200 lira civarında bir şey .. bence artık gerek yok hava civaya. herkesin elindeki 2 binlik telefonlar gibi ki o da bende yok. bence iyi yapıyorum.

  • Yorum Linki gökhan k. Pazar, 05 Mayıs 2013 13:28 yazan gökhan k.

    sadece kanlı elmas filmini izleyip yargılarsanız elbette pırlanta almazsınız ancak biraz araştırma yaparsanız Kimberley Süreci doğrultusunda yapılan anlaşmalarda, antlaşmaya katılan ülkeler ihtilaflı bölgelerden elmas alımını durdurmuştur..

  • Yorum Linki Gülşen Salı, 29 Ocak 2013 17:37 yazan Gülşen

    Hiç bir zaman ilgimi çekmedi altınlar ve pırlantalar! Çekenleri de anlayamadım. İlgisi olanlara " blood diamond- kanlı limasından"ı izlemelerini v ilgilerini yeniden gözden geçirmelerini tavsiye ediyorum.

  • Yorum Linki alessandro Cumartesi, 29 Aralık 2012 12:04 yazan alessandro

    Merhabalar, tesadüfen sitenize göz attım yazılarınız gerçekten çok çok güzel ama bu yazınızdan pırlantanız parmağınızdayken özellikle bulaşık yıkadım anlamını çıkardım yanılmıyorsam, bir pırlanta üreten kuyumcu olarak içim o kadar acıdı ki anlatamam, lütfen pırlantanıza o kadar kötü davranmayınız, inanın işine özen gösteren kuyumcular ve ustalar onları ürettikten, cilaladıktan sonra çıplak elle bile dokunmuyor, diyelim ki dükkanda dokunan olursa çok kızıyorlar, hatta nefeslerinden bile sakınıyorlar diyebilirim.

  • Yorum Linki Tugba Pazar, 08 Ocak 2012 20:45 yazan Tugba

    Yazina tamamen katiliyorum, benim yüzüklerimde(!) ayni seninkiler gibi ama dedigin gibi tek tas gercekten anlamsiz :)

  • Yorum Linki Arzu Perşembe, 29 Aralık 2011 01:45 yazan Arzu

    Merhaba Minecim,

    "Her yerde pırlanta reklamları var" sözünü biraz üzerime alıyorum :) Ne yapalım ama ticari kaygılar :)

    Benim de tek taş yüzüğüm var ama takmıyorum. Cüzdanımda duruyor. Sevgilim, evlenme teklifi yaparken almıştı. Bana göre, pırlanta yüzük yerine bir demet çiçek alsa daha anlamlı olurdu. Çünkü "kanlı elmas" filmini izleyenler de bilecektir; pırlantanın elde edilmesi için sömürger halklar kullanılıyor, çok zor şartlarda çalışıyorlar.

    Öneriniz de çok güzel. Svaroski daha iyi :)

  • Yorum Linki Zeynep Çarşamba, 28 Aralık 2011 22:57 yazan Zeynep

    Babam anneme uzerinde minik minik bes tane pirlanta tas olan bir yuzuk almisti eski bir yilbasinda. O yuzugun gercek pirlanta olduguna kimse inanmamisti etrafimizda. O zamanlarda pirlanta belki simdiki kadar ulasilabilir degildi belki ondan da olabilir ama kabul edelim ki cogu insan ayirdemez sahte mi gercek mi diye, ben de dahil. Orta hallinin biraz ustu sayilabilecek bir ailem var benim. Evlenecegim insana da boyle bir sey aldirmayi dusunmuyorum insallah. Bu sadece kendi nefsimi azdirmak olur egomu tatmin etmek olur, insallah ben de bridezilla olmazsam tabi. :) Sevgili Mine oyle guzel seylere deginiyorsun ki, her yazini heyecanla merakla okuyorum. Soyle bir silkinip kendime gelmemi sagladi bircok yazin.

  • Yorum Linki Gülsüm Çarşamba, 28 Aralık 2011 22:15 yazan Gülsüm

    Yine güzel bir konu Minecim :) Ben bu altın hastası kadınları anlamıyorum ya! Hani bir altın yüzüğe, bir kolyeye tav olan kadınlara..Parayla satın alınıyorlar resmen. Şu an nişanlıyım, ne bir tek taş yüzüğüm var ne de taşlı bir alyansım. Gayet sade, taşsız bir alyansım var sadece o kadar. Ve gerçekten istemiyorum da. Ne lüzum var böyle şeylere yahu? İnsanın birbirini sevmesi yetmez mi? Özenti olmaktan kurtulamıyoruz bir türlü maalesef :( Altını alsam alsam yatırım için alırım sadece o kadar..İsraftan kaçınalım..

  • Yorum Linki sümeyye duru Çarşamba, 28 Aralık 2011 21:01 yazan sümeyye duru

    Kanlı elmas'ı izledikten sonra pırlantaya karsı iğrenti geldi :S

Yorum Ekle

Lütfen (*) ile işaretlenmiş olan gerekli alanların tümünü doldurduğunuzdan emin olunuz. Temel HTML kodlarını kullanabilirsiniz.