Perşembe, 15 Aralık 2011 12:42

Sonbahar Salonu

Yazan 

Dün yoğun biçimde işimizle uğraştığım için buraya vakit ayıramadım. Şimdi ilk fırsatta, insanların merak ettiklerini düşündüğüm salonumu paylaşıyorum. Salonum, tamamen sonbahar renklerinde. Ahşap rengine bordo, yeşil, turuncu ve krem eşlik ediyor.

Eşimle olduk olası İKEA Stockholm serisini çok beğeniriz. Açıkçası evimizde hep koyu ahşaplarla döşenmiş bol kitaplıklı, eski tip çalışma masalı bir oda olacağını hayal eder, bu mobilyanın da öyle bir yere uygun olabileceğini düşünürdük. Ancak evlilik yaklaşıp da iş gerçekten ev döşeme faslına gelince, salonumuz için bundan daha güzel bir mobilya bulamadığımızı fark ettik. Sonuç olarak, kitaplıklar, tv sehpası, orta sehpa ve güneşlik perdelerim İKEA Stockholm serisinden. 

Koltuk meselesi karışık :) Koltuklarım İKEA'dan değil. İKEA koltuklarında tasarımını çok sevdiğim bir koltuk yok, bu birinci neden. İkincisi, öğrenci evini tamamıyla İKEA'dan döşediğimiz nişanlımın o mobilyaları arasında tek şikayet ettiğimiz koltuğu olmuştu, gerçi en ucuz koltuğu almıştık ama sünger kalitesinden memnun kalmamıştık. Bir de İKEA'da teşhirde koltukların oturduktan sonra biraz tipleri kaydığı için, düzeltilmesi gereken bir koltuk istemiyordum. 

Gördüğünüz ikili ve üçlü koltuklar, Modoko Gali Mobilya'dan. Tasarımını ve kumaşının görüntüsünü çok beğendiğimiz için tercih ettik. Yalnız kullanımında bir sıkıntım var, Erva markalı döşemelik kumaşlar özellikle kırlentlerde kırışıyor, ikincisi de, oturduktan sonra altımızdaki minder buruşuyor, her kalktıktan sonra düzeltmek gerekiyor. Düzeltilecek koltuktan kaçamadım anlayacağınız :(  Teşhirde bu durum var mıydı bilmiyorum. Görüntüsünden memnunum ancak biraz uğraştıran bir koltuk. Yalnız kumaşı temizlemesi çok rahat. Üzerine bir şey dökülünce hemen müdahale ederseniz hiç iz, leke kalmadan kolayca çıkıyor. Ayrıca, altı tekerlekli C sehpalarım da Gali Mobilya'dan. Özellikle laptop kullanan herkese öneririm. Laptopu kucağınıza almak yerine bu sehpalara koyup önünüze çekiyorsunuz, süper rahat oluyor :D

Tekli koltuklarım ve TV üzerinde gördüğünüz, İKEA kitaplıklarımla tam aynı görüntüde olan raf Modoko Flash Mobilya'dan. Kendilerinin genel olarak birçok tasarımlarını beğendim. Ayrıca rafımı da aynen istediğim gibi yaptılar. İKEA Stockholm serisinde tv sehpasının üstü çok boş kaldığı için böyle bir çözüm buldum. 

Diyeceksiniz ki bu kadar farklı yerden ahşap seçmişsin, renkte nasıl problem olmadı. Önce İKEA'dan kitaplıklar geldi. Kitaplığın birer rafını koltuklarımı yaptırdığım iki yere renk örneği olarak verdim. Bu sayede, tam olarak aynı olmasa da sorun çıkarmayacak kadar yakın renkler elde ettik.

Halım, yıllarca halı rehberliği yapmış olan babamın, mesleki birikimlerinden. El dokuması yün bir halı. Çocukluğumu geçirdiğimiz evde salonda dururdu. Onlar İstanbul'a taşınınca başka bir halı serdiler, bu da bana kaldı :D El dokuması halılar evladiyelik birer eşyadır. Kırlentlerimi, annem İKEA perdelerimden keserek üretti. Gördüğünüz güneşlik perdeler İKEA'da 300cm'e 145 cm olarak satılıyor. Bize 220 cm gerekliydi. Gerekmeyen 80 cm'yi alttan keserek kırlent yaptık annemle. Böylece çok uyumlu bir görüntü elde ettik. Avizelerim de İKEA. 

Yemek odam tüm ev dekorasyonunda en zorladığım, hangi tarzdan hoşlandığıma tam olarak bir türlü karar veremediğim odaydı. Bauhaus'a gittiğimiz bir gün, gezmek için Mudo City'e girdik. Hemen girişte solda bulunan Tik Büfe, beni kalbimden vurdu. Sevdiğim ham aşhap görüntüsü, sade tasarımı ile belki de tek sevebileceğim büfe türüydü. Gezmeye devam ettiğimizde karşımıza bir de Sixties Masa çıkmaz mı? Adı üstünde işte, altmışlar masası. Ahşap, sade, herhangi bir yerinde parlak lake cila kullanılmayan, kapkalın "tasarım" ayakları olmayan, bildiğin anam-babam usülü "normal" bir masa bulabilmiştim sonunda! Hem de bu iki ürün de büyük bir indirimdeydi :D

Gelelim sandalyelerime. Mudo City'de sandalye belki de en pahalı şey, diğerleriyle karşılaştırırsak. Gördüğünüz sandalyelerin Mudo markasından olanı tanesi 450 TL'ye satılıyordu. Tabi ki almadım. Herhalde masayı alan mecbur sandalyeyi de alacak diye düşünüp masayı uygun, sandalyeyi yüksek tutuyorlar. Neyse, birkaç zaman sandalye aradım, en sonunda Sandalyeci diye bir markada Mudo'daki sandalyelerin nerdeyse aynısını buldum, hatta sandalyelerin üstlerini koltuklarımla aynı döşeme kumaşından döşettim ( Erva kumaş - bilbao serisi) Hem de nerdeyse 3'te biri fiyatına sandalye işini hallettim.

Masa sandalyelerim ile büfemin cilası farklı. Daha doğrusu büfede cila yok, ama ben dert etmiyorum. Hoşuma gidiyor böyle.

Son fotoğraftaki şey ise anneannemin Almanya'da sanıyoruz ki özel olarak yaptırdığı, oyuncak el yapımı minyatür mobilyalar. Oyuncak evimiz olsaydı içine koyardık. Şimdilik büfemde bir rafı işgal ediyorlar.

Kapım, fransız tip kapının amerikan kapıdan üretilmişi. Bauhaus'tan yaptırdık.

Yazılarım biraz uzun oluyor, farkındayım. Ama blogumun yararlı olmasını istiyorum, sadece sahip olduklarımı sergilemesini değil...Ayrıca, okuyucularımın uzun yazı okumaktan sıkılmayan kişiler olduklarını umuyorum :D

Hepinize sevgiler...

Fotoğraf çok olduğu için albüm olarak paylaşıyorum bu sefer...

  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
Okunma 9389 defa

10 yorum

  • Yorum Linki nevin Pazar, 23 Aralık 2012 00:04 yazan nevin

    cok cok guzel.sadece masanin uzerine dantel koymasaniz daha hos olur.
    mutluluklar dilerim.
    nevin.

  • Yorum Linki Mine Pazartesi, 26 Aralık 2011 17:41 yazan Mine

    teşekkür ederim bluestyle, daha güzeli senin olsun :D

  • Yorum Linki bluestyle Pazartesi, 26 Aralık 2011 14:02 yazan bluestyle

    O kadar samimi ve akıcı yazıyorsun ki yazıların sıkıcı gelmiyor canım merak etme. çok faydalı bence. ki olması gereken de bu bence..

    salonun da diğer odaların gibi cok guzel ve iç açıcı. Allah iiçinde sağlık ve mutlulukla geçireceğin nice yıllar nasip etsin size canım.

  • Yorum Linki Mine Cumartesi, 24 Aralık 2011 21:07 yazan Mine

    Çok teşekkür ederim :)

  • Yorum Linki merve Cumartesi, 24 Aralık 2011 11:15 yazan merve

    çok güzel bir salon, böyle kendine özgü stili olan, monoton mobilyaların kullanılmadığı mobilyalara bayılıyorum..
    sağlıklı,huzurlu,mutlu, güzel günlerde oturun inşaAllah..

  • Yorum Linki Ezgi Cumartesi, 17 Aralık 2011 15:47 yazan Ezgi

    Ben de evimde bazı dekorasyon değişiklikleri yapacağım. Salonumda kahverengiler ve yeşiller hakim. Zevklerimizin çok benzediğini gördüm:) Fikirlerinizden faydalanacağım.

  • Yorum Linki Rumeysa Perşembe, 15 Aralık 2011 21:04 yazan Rumeysa

    elbette bir dergi okuyormuş gibi okuyorum ben blogunuzu.. büfenize bayıldığımı söylemeden geçemeyeceğim.. mutlulukla oturun inşAllah..:)

  • Yorum Linki fatma Perşembe, 15 Aralık 2011 19:40 yazan fatma

    sıcacık bir eviniz var,bu cam ekrandan bile yansıdı bana.yeni takip ediyorum yazılarınızı ve severek okuyorum.
    sevgiler

  • Yorum Linki Mine Perşembe, 15 Aralık 2011 15:53 yazan Mine

    Teşekkür ederim Kübra :D Hızına yetişemiyorum.

  • Yorum Linki kubra Perşembe, 15 Aralık 2011 14:39 yazan kubra

    Minecim, senin için tahmin ettiğim birkaç salon fikirlerinden biriyle çıktın karşıma. Hele ki yemek odanı direk tahmin ettim desem yeridir :) Minyatürlere bayıldım, o ne güzel bir koltuk öle. Mutlu huzurlu bir yuvada sevdiklerinle uzun hayırlı ömürler diliyorum ;)

Yorum Ekle

Lütfen (*) ile işaretlenmiş olan gerekli alanların tümünü doldurduğunuzdan emin olunuz. Temel HTML kodlarını kullanabilirsiniz.