Pazartesi, 10 Kasım 2014 08:25

İKEA 2015 Seçkilerim

Yazan 

Her sene aynı şeyin olduğunu fark ettim. İKEA kataloğu geliyor, önce bir küçük hayalkırıklığı yaşıyorum. Sonra evde boş vaktim oldukça tekrar tekrar bakıyorum, zamanla çok hoşuma gittiğini fark ediyorum :) Bu sene ürün değil oda ağırlıklı bir seçmeler listesi hazırladım. Odaları neden beğendiğimi, sadece mobilya üzerinden değil tüm konsept üzerinden yazmayı denedim.

Aşağıdaki oda ile ilgili aklıma gelen ilk şey, Allah'ım çok şükür bizde de artık tümden pencere modası var." Diğer şehirlerde durum nasıl tam bilmiyorum ancak İstanbul'daki inşaat deliliğinde yapılan apartmanların çoğunda küçük pencereler yerini dev pencerelere bırakmış durumda. Yalıtımı nihayet içselleştirmemizle alakalı bir durum sanıyorum. 

Aydınlık, dekorasyon konusunda cesaret verir. Mesela duvarları aşağıdaki harika haki yeşili rengine odayı basık yapacağından korkmadan boyayabilirsiniz. İKEA bu sene birbirinden farklı renk ve dokudaki, hatta farklı ama yakın tarzdaki mobilyalarını kombinleyerek eklektik'e göz kırpan bir katalog hazırlamış. Ahşap yatak ve siyah kitaplıktaki gibi. Odanın biraz daha "elime para geçti tümden değiştirdim"den ziyade yaşamla değiştiği izlenimini veriyor. Sevdim. Halıfleks çılgınlığı vardı bir ara, biz çocukken. Ondan kalan kötü hatıralar olmasa yerdeki dokulu halıyı da çok beğendim.

Aşağıdaki oda online katalogun interaktif özelliği sayesinde bir yerlere tıklayarak ulaştığım bir görsel. Kafamı ne için vurdum biliyor musunuz? Tümden camlarımız belki olacak ama gerçek ahşaptan pencere doğraması yapmaya sanırım cesaret edemeyeceğiz. Bu, misal Hollanda'da çok sorguladığım bir şey. 1 ay önce çok soğuk bir günde Delft'te idik. Adamların cephesi neredeyse tamamen pencereden oluşan ve penceresi ahşap doğramadan olan binalarında nasıl ısındıklarını çok merak ediyorum. Yandaki binaya bakınız mesela. Özellikle ilk katın tavan yüksekliğini adamdan kıyasla tahmin edebilirsiniz :)

Ahşap pencere doğramasının her halükarda daha güzel durduğunu düşünüyorum ancak ısınma meselesini çift camla vs. başarsak da 2-3 yılda bir düzenli boya gerektirecek olması pek kimsenin alabileceği bir uğraş değil diye düşünüyorum. Yapabilene helal olsun. 

Pencere içinde eşya konabilecek kadar kalın nişleri çok severim. Ancak bizde evler birbirine çok yakın olduğu için ve mahremiyet duygumuzdan pencereyi tüm kaplayan perdeler kullanıyor ve bu nişler olsa bile pek dekore edemiyoruz.

Aşağıdaki fotoğrafta hoşuma giden şey bir yatak odasının dikdörtgen şeklinde değil de L şeklinde olması fikri. İKEA'nın katalogda birkaç yerde vurguladığı üzere yatak odalarını sadece uyumak için değil oturma odası gibi de kullanabiliriz aslında, özellikle de kendimize özel vakit istediğimizde. Bunun için de bu L şekli çok ideal olurdu. Ama tabi büyük ev gerek.

İlk kez modern bir yatak odası beğeniyorum. Normalde cidden sevmem, hep eskiciyimdir. Eskinin sıcaklığını katan şeyler olduğu içindir. Misal kocaman ve ahşap doğramalı pencerelerimizdeki kalın dokuda, koyu renk perdeler. Işığı geçirmemesi adına yatak odası için ideal seçim. Sonra, yataktaki keten dokulu, doğal kumaştan yatak takımı. Yerdeki kareli halı, odaya farklılık katan berjer.

Pencereden dem vurdum, aşağıdaki görüntü ile de derdim var. Banyolarımızın gün ışığını almayan küçük karanlık odalar olmasına içerleyen sadece ben miyim? Şu aşağıdaki ferah görüntüye bir bakın. Mahremiyet için alınmış önlemler; camın buzlu olması, önündeki çiçek, muhtemelen gece aydınlatmasının soft olup cama silüet vurmayacak bir açıda olması, yine muhtemelen evin başka evlerin kolay görülen bir açısına bakmaması. Bunlar yapılamaz mı? Bilmiyorum, ev yaptırmak kısmet olursa sorgulayacağım.

Aşağıdaki banyoda da yine gün ışığı var. Fotoğrafın dikkatimi çekmesi ise tümden değil yarım fayans kaplanmasından. Özellikle eski banyolarda çok sık yapılan bir uygulama. Fayansların küçük olması gerekiyor. Bir de burada yok ama fayansın bittiği yere yine fayanstan bordürler oluyor, ay çok şık! Şuna bir bakın mesela. Ben de dahil biz çok yanlış yapıyoruz. Türkiye'deki banyoların küçücük olduğunu bildiğimiz halde koca koca fayans kullanma huyumuz var. 

Aşağıdaki odayı seçmemem olmazdı sanırım. En çok beğendiğim İKEA'nın ürünlerine yeni kattığı yeşil tonu oldu. Ben olsam sağdaki beyaz hasır sandalyeyi doğal renginde seçerdim. Yatağı da yine farklı tarz, beyaz yapmışlar, bana göre değil.

Ben sanırım koyu mobilya sevmeye başladım. Aşağıdaki oda süper. Yerin desenli olması, doğal çiçekler ve duvar süslemeleri. Dikkat edin aslında çerçeveli resim kullanmak için duvarı delmek de şart değil. Orta yükseklikte mobilyalarınız varsa onların üstünü de kullanabilirsiniz. Mesela bunun haricinde konsollar olabilir, büfeler. Bunları görünce bana bizim evlerimiz yine çok boş geliyor. Kişisel eşya yok sanki evlerimizde. Mağazadan geldiği gibi duruyorlar.

Taşınma ihtimalimiz dolayısı ile işimizin şeklini değiştirdik ve ev-ofis çalışıyoruz şu sıra. Evde böyle bir köşe olsa ne güzel değil mi? Fotoğraf bana mekanın loft bir daire olduğunu hissettirdi. 

Aşağıdaki balkonun tatlılığı. Balkonunu kapatmaya alışık bir millet olarak hepimizin böyle sıcak, ev içindenmiş gibi duran birer balkonu olması gerekmez mi :D

Aşağıdaki mutfağı yer döşemesi için koydum. Geçen seneki yazımda da paylaşmıştım aynı şeyi galiba. Vintage bir hava istiyor ancak bütçeniz kısıtlı veya yaşadığınız yerde misal desenli malzeme temin edemiyorsanız yapacağınız şey budur. Küçük boyutta iki farklı renk fayans döşenecek. Mutfağın gerisi bizim evlere çok gitmez çünkü çok yüksek tavanlı bir ev burası, bizde basık durur.

Bana bu yazıyı yazdıran fotoğraf. Muhtemelen müstakil bir ev. Küçük bir bahçesi var, mangal yapılan. Adam muhtemelen üst gelir grubundan, böyle ev herkesin harcı değil :D Ama mobilyalardaki sıcaklık, mütevazilik. Kalabalık misafir geleceği için birbirinden farklı bir sürü sandalyenin kullanılması, ama uyumsuz durmaması. Vitrinde süs değil ihtiyaç olacak eşyaların bulunması. 

İşte ev budur, hayat budur, para da buna ödenir bence...

Son olarak, beğendiğim birkaç parça mobilya.

komodin

raf-komodin

raf

Okunma 8481 defa

2 yorum

  • Yorum Linki Mine Cumartesi, 06 Aralık 2014 15:52 yazan Mine

    Merhaba İlke,
    Tam bir çözümüm yok. Ben de toplama şekilde ev döşedim sanırım, evimin geneli İKEA - Mudo - Modoko karışımından oluşuyor. İkea zaten uygun fiyatlı sayılabilecek bir seçenek. Mudo gibi takım değil tek tek güzel parçalar alabildiğin yerlerde indirimleri kollamak gerekiyor. Modoko gibi yerel üreticilerden ise pazarlıkla alışveriş yapmak lazım kesinlikle. Mesela dresuar gibi çok dekoratif parçaları evlilik telaşı sırasında almak yerine sonrasına da bırakabilirsiniz. Ben bu bahsettiklerimi uygulayarak orta halli bir bütçe ile döşedim evimizi.

  • Yorum Linki ilke Çarşamba, 26 Kasım 2014 13:44 yazan ilke

    merhaba Mine,
    hazır sen dekorasyon yazısı yazmışken önerin olacağını umduğum bi konuda sana bir sorum olacak. ben evlilik telaşına henüz girmedim ama son dönemeçteyim diyebilirim. insan ucundan kıyısından kafasında bi tarz belirleyip bi ön araştırma yapmak istiyor. benim kafamda modernlikten uzak, doğal dokular ve malzemelerin ön plana çıktığı dekorasyonlar var. ama gel gelelim bi türlü Türkiyedeki klasik mobilya alışverişine ısınamıyorum. bütün mobilyaların aynı olduğu salonlar bana çok demode geliyor. hantal vitrinler yemek takımları bi örnek koltuk takımlarını oldum olası sevmem zaten. mesela rahat bi üçlü koltuğu daha iskeletli 2 berjerle kombinlemek istiyorum. koltuk takımlarının sehpalarını almak yerine paletlerden kendim yaptığım sehpayı koymak istiyorum. takımların koca vitrinlerini almayıp daha minyon bi dolap istiyorum ama mağazalarda tek tek fiyatları sorduğumda neredeyse bi üçlü koltuk için grup için ödeyeceğim bedelin yarısını istiyorlar. yada gruptan çıkardığım mobilya totalde pek bir şey farkettirmiyor. bu nasıl bi kalkülasyon anlamış değilim.
    benim gibi toplama mobilyalarla evini dekore etmek isteyenler için bi önerin var mı? umarım vardır :)

Yorum Ekle

Lütfen (*) ile işaretlenmiş olan gerekli alanların tümünü doldurduğunuzdan emin olunuz. Temel HTML kodlarını kullanabilirsiniz.