Pazar, 28 Eylül 2014 06:54

Bulaşık Makinemi Bıraktım

Yazan 

Çoğu bayanın yaşadığına inandığım bir ikilemle ilgili tecrübemi paylaşmak istiyorum. Eskiden neredeyse tüm bulaşıklarını makinede yıkayan ben bu ay, kalabalık misafirler haricinde makinemi kullanmamaya karar verdim ve uygulamaya başladım.

Yazıyı yazmamda beni en çok motive eden şey, dün gördüğüm "elde yıkarken çıkaramayacağınız kirleri çıkarmak için önerilen ikili" konseptindeki bulaşık makinesi + deterjan ortak reklamıydı. Görmeyenler olduysa söylüyorum, evet bunu da iddia ettiler.

Benim tecrübem ise aksi yönde. 3 senelik bulaşık makinesi maceramı anlatayım. Çalıştığım, yeri geldiğinde 2 işle birden ilgilendiğim, üstüne de ev işlerini tamamen kendim yaptığım için bulaşık makinesinin vakitten kazanmak için bir şart olduğuna inandım. Daha önceki bir yazımda yazdığım gibi, biriktirdiğim sularda ön yıkamamı hep yaptım, hiçbir gün olduğu gibi koymadım. Bulaşıkları düzgün dizmek konusunda bir problemim olmazdı, makineyi yerleştirdikten sonra her zaman "pervaneleri" döndürür ve bir şeye takılmadığını kontrol ederdim. Genelde de 55 derecelik programda yıkarım.

Ancak gördüm ki hijyen konusunda bir problemi olmasa da, uzun vadede bulaşıklara çok zarar veriyor. Ben ki çizilme olmasın diye baştan beri jel makine deterjanı alıyorum. Çizilme olmuyor ama sonuçta özellikle de çay bardakları üzerinde tortu bırakıyor. Çatal bıçakların da üstünde leke kalıyor. Misafir geldiğinde çıkaracaklarımı kontrol etmem gerekiyor, içime rahatsızlık veriyor. Elin değmediği, ovalamadığı hiçbir şey öyle yapmak kadar temiz olmuyor.

Bunu da geçtim. Bulaşıkları ön yıkama yapmanın, makineye dizmenin, makineden geri dizmenin, arada da iyi yıkanmayanları elde yıkamadan (zaten metaller hep elde, fırın tepsisi de öyle ki haftada kez 3 kullanırım) daha fazla bile vakit aldığına, üstelik de eşyalarımı bozduğuna hükmettim ve makineyi bıraktım.

Şimdi denebilir ki, birinci olay, detarjanın kötü olabilir. Yine deterjanlarla ilgili bir yazımda, çevreyi düşündüğüm için çok kimyasal şeylerden hoşlanmadığımı yazmıştım. Bir deterjan ne kadar kimyasal ise, o kadar güçlüdür. Kendi tembelliğim için neden dünyayı daha da kirleteyim? O zaman dersiniz ki daha fazla su akıtıldığı söyleniyor. Ona da şunu diyeyim, daha tasarruflu elde yıkama yöntemi olabilir. Kendiminkini anlatayım.

Bir kere, su biriktirmeyi bırakmadım. Eskisi gibi her bulaşığı değil ama içinde çok artık kalanlarını önyıkamadan geçiriyorum. Bulaşık yıkamaya başlamadan önce, ilk olarak eviyemin içini deterjanla tamamen temizliyorum.Yıkadığım bulaşıkları teker teker durulamıyorum. Mesela bardakları yıkadıkça evye içine deterjanı akacak şekilde ters koyuyorum. Tüm bardaklar bitince durulamaya başlıyorum, bu sırada alttakiler de durulanıyor bir yandan. Tüm bulaşığı grup grup bu şekilde hem hızlı hem de muhtemelen daha az suyla bitiriyorum.

Bir de şunu fark ettim, elde bulaşık yıkamak genel itibariyle mutfağın da temizliğine olumlu etki yapıyor. Artık evyem, ocağım, fırınım, tezgahim eskisinden daha düzenli ve temiz. Çünkü daha aktif olarak o kısımlarla da ilgileniyorum.

Benimle aynı ikilemi yaşayan tüm bayanlara önerim, makinelerinizi gündelik bulaşıkta bırakın. Düşündüğümüz kadar zor ve zahmetli olmuyor kesinlikle...

Hepinize sevgiler.

Okunma 4009 defa

4 yorum

  • Yorum Linki derya sayed abdulaziz Pazar, 02 Kasım 2014 15:36 yazan derya sayed abdulaziz

    mine mrb.uzun zamandır yazamıyorum ve açıkçası takibe ara vermiş durumdayım:(malum senin diktiğin güzel gelinlik düğün hamilelik ve bebek:)helal ürünleri kullanıyorum bende haliyle çok iyi temizlemiyorlar yada hijyen durumunu abarttığımız için bize öyle geliyor.bulaşık makinesi bendede muamma.su israfı olmaması için kullanıyordum deterjanım da bitmek üzere bakalım anne usulü bi deneyelim:)

  • Yorum Linki Dilek Salı, 30 Eylül 2014 12:52 yazan Dilek

    Annem 62 yaşında daha bu sene hediye olarak aldım bulaşık makinasını.Annemin hiç içine sinmiyordu zaten elde yıkamak kadar temizlemiyor.Kalabalık misafir geldiğinde açıyoruz ondada sizin dediğiniz gibi ön yıkamada su ve zaman gidiyor.Bizim büyük bir balkonumuz var annem bulaşıkların durulama anında leğen kullanıp o temiz suyla balkonu yıkıyo.Bulaşıktaki su hemen hemen hiç ziyan olmuyor diyebilirim.Bende evlenicem makina alıp almama konusunda çok kararsızım.Kalabalık misafirde olmasa asla almam galiba.

  • Yorum Linki kubra albayrak Salı, 30 Eylül 2014 09:44 yazan kubra albayrak

    Ramazan ayindan beri bende elimde yikiyorum (kalabalik misafir haric) benimde kendime ait yikama yontemlerim var. Beni buna iten etken ise deterjanlar, iyi diye aldigim bir cok marka bulasiklarin hepsinde koku ve tat birakiyordu. Sogan kavuruken deterjan kokusu aliyordum hele ki plastiklere hic girmiyorum bile. Dogal, organik denilen urunlerden aldim zerre kadar temizlemedi. Ayrica usengec biri degilim ama bulasik makinasini bosaltmak her zmn kabusumdur. Tezgah ustu bulasikliktan da nefret ederim, ikeada kucuk ama gercekten cok kullanisli ve goruntusu rahatsiz etmeyecek bir bulasiklik aldim onu kullaniyorum (sebze,yesillik kurutmada bile isime yariyor) dedigin gibi daha duzenli ve temizim ;-)
    Yalniz degilsin..

  • Yorum Linki Gizem Salı, 30 Eylül 2014 07:15 yazan Gizem

    Bu aralar aynı ikilemi ben de yaşıyorum Mine. Çalışmayı bıraktığımdan beri bulaşık makinesi gözüme batmaya başladı. Onu her şeyde bu kadar rahat kullanmamız şartlanmışlıklarımızdan kaynaklanıyor belki de. Yazından sonra ben de yeni kararlar alıcam sanırım☺️

Yorum Ekle

Lütfen (*) ile işaretlenmiş olan gerekli alanların tümünü doldurduğunuzdan emin olunuz. Temel HTML kodlarını kullanabilirsiniz.