Pazar, 04 Kasım 2012 17:24

Türkiye'de Şehirler Nereye Gidiyor?

Yazan 

Ne zamandır televizyonlarımızda Maslak 1453'ün reklamları dönüyor. Yemyeşil bir ortam içine dikilmiş parlak, yapay, gereksiz yüksek, doğadan olabildiğince uzak bir proje. Bir de "mimari yeni bir çağa geçiyor"muş. Geçmez olsun...

Bu mudur yani? İstediğimiz, güzel yaşam, mutluluk; yüksek, yerden-topraktan uzak, her tarafı camla kaplı, muhtemelen klima havasına sahip olacağımız plaza ortamları mı? Sizi bilmem ancak benim için bu tarz bir rezidansta oturmak bırakın olumluyu, olumsuz bir durum. Ben almayayım.

Hem nedir son 3-5 yılın tüm Türkiye'si olarak bu rezidans çılgınlığımız? Televizyonlarımız geçilmiyor rezidanstan. Demek ki bu işte para var. Öyle ucuz daireler filan da değilller hani. Gidip bir ton parayı böyle yerlere veriyoruz galiba.

Oysa ki dünyada ne kadar farklı mimari akımlar gelişiyor. Geçen gün sanıyorum ki TRT'de çok güzel bir belgesel izlemiş ve çevre dostu evlerden haberdar olmuştuk. Mesela İsviçre'de "Organik Evler" olarak adlandırılan bir proje var, mimar Peter Vetsch tarafından yapılmış, evler bırakın insanlığın doğaya karşı küstah tavrını sergilercesine yüksekten bakmayı, toprakla iç içe ve ona dahil olabileceğimiz şekilde, hem doğa dostu malzemelerle inşa edilmiş:

earth houses

Daha fazla fotoğraf ve bilgi için misal buraya bakabilirsiniz: 

http://www.homedit.com/earth-house-by-peter-vetsch/

Tamam, belki bu tarz bir yaşam İstanbul gibi büyük ve kalabalık bir şehirde imkansız olabilir. Bir kere şehir çok kalabalık, alım gücü ve talep çok olduğu için arsa ve ev fiyatlarımız korkunç boyutlarda. Hani dediklerine göre bizim bir apartman dairemizin parası ile Amerikan filmlerde gördüğümüz o dev gibi evlerden alabiliyormuşuz. Ayrıca, Türk toplumu için ev ve arsa "yaşam alanı" değil, "yatırım alanı" halen. Twitter'dan da isyan etmiştim. Bizim memlekette, zenginler bile bir arazi aldı mı müstakil, bahçeli ev yaptırmak yerine hemen apartman dikiyorlar. Niye, müstakil evde sadece sen yaşıyorsun, ne kira ne satış geliri var. Aynı araziye apartman diksen daha da zengin oluyorsun. Bakışımız bu yani. Şöyle güzel ahşap evimde, bahçemin ortasında keyif çatayım gibi bir anlayışı yok şehirleşen insanımızın. Belki de köy evlerinde bu dediğim şekilde yaşandığı için, şehirli olmak ve şehirleşmek bunun tam tersi bir davranış sergilemek ve rezidanslaşmak olarak algılanıyor.

Ben bu duruma üzülüyorum. Şehirlerimizin gidişatı hiç güzel değil. Bıraktım organik evleri, neden bizim de bir Paris, bir Roma gibi, hatta bırakın o kadar uzağı, bir Nişantaşı, bir İstiklal Caddesi gibi, çok yüksek katlı olmayan, doğal taş cepheli, ahşap panjurlu evlerimiz olmadı ki?

Farklı yaşam ve şehirlerden haberdar olmak, gezmek çok önemli. Gezemiyorsak da internetten bakmak. Mesela bulduğum şu blog, çok ilginç ve doğadan kopmamış yaşam alanları gösteriyor: 

http://frommoontomoon.blogspot.co.uk/

Sizi bilmem ama bana hangi yatak odasında yaşamak isterdin deseler, soldakini seçerdim...

hangi-yasam

Şehirler için de aynı yönde olurdu. İnşallah herşeyin yapay, sentetik ve parlak olanına değer vermekten vazgeçip Allah'ın sanatı olan doğal güzelliğe yüzümüzü çeviririz.

Okunma 2043 defa

Benzer Öğeler (etikete göre)

5 yorum

  • Yorum Linki kubra Pazar, 11 Kasım 2012 08:36 yazan kubra

    Minecim, anneme giderken her zaman önünden geçtiğim,nerdeyse 30 senedir var olan 2 katlı evlerin oldugu sessiz sakin büyük bir mahalle var. Orayı gördüğümde içimi birden huzur kaplıyor aynı filmlerdeki gibi kareler geliyor gözümün önüne. Zamanla mülk sahipleri dış cephelerini,bahçelerini hatta camlarını bile fransız balkona çevirerek çok güzel değişiklikler yaptılar, bayılıyorum onlara desem yeridir. Eğer oraya verecek param olsa şehirin göbeğindeki en lüks rezidansa değil o çok sevdiğim mahalleden ev alırdım, bu düşüncelerinde yalnız değilsin canım. Paylaşımın için teşekkürler ;)

  • Yorum Linki Mine Cuma, 09 Kasım 2012 10:43 yazan Mine

    Aynı fikirde olmamıza sevindim, azınlıkta olduğumuza üzüldüm bayanlar :D Ses verdiğiniz için teşekkürler.

  • Yorum Linki love and smile Perşembe, 08 Kasım 2012 13:25 yazan love and smile

    Bu aralar her yerde abidik evleri gubidik siteleri diye o kadar çok reklam görüyoruz ki... hiç sevmiyorum.
    sizinle aynı fikirdeyim,

  • Yorum Linki reyhann Pazartesi, 05 Kasım 2012 18:07 yazan reyhann

    kesinlikle katılıyorum sana minecim. İstanbul için bahsettiğin bu durum her tarafı düzlüklerle dolu kayseri için de geçerli malesef. gökyüzünden ve topraktan her geçen gün biraz daha uzaklaşmak, rezidanslarda akıllı evlerde yaşamak adına biçok para harcamak moda oldu artık. her konuda duyarlısın ve bu yönünü çok takdir ediyorum, çok teşekkürler

  • Yorum Linki Filozof çocuk Pazar, 04 Kasım 2012 17:54 yazan Filozof çocuk

    Mine'ciğim,

    Yine çok duyarlı yazmışsın. İsviçre'deki organik evlerden senin sayende haberdar oldum. Öğrenecek çok güzel şeyler var blogunda. Bayılıyorum cidden yazdıklarına.

Yorum Ekle

Lütfen (*) ile işaretlenmiş olan gerekli alanların tümünü doldurduğunuzdan emin olunuz. Temel HTML kodlarını kullanabilirsiniz.