Pazar, 16 Eylül 2012 21:24

Maymunlar Cehennemi:Başlangıç

Yazan 

Maymunlar Cehennemi: Başlangıç filmini izledik dün. İnsanların kobay olarak kullandığı şempanzelerin verilen ilaçlar sonucu zekalarının gelişmesi ve bunun sayesinde kendilerine zülum eden insanlara ayaklanması ile ilgili bir öykü. Aklıma yıllar önce izlediğim gerçek hayattan bir belgeseli getirdi.

Sanırım Amerika'da bir çift, istismar edilen maymunları kurtarıp kendi kurdukları bir rehabilitasyon merkezine getiriyorlardı. Hayvanlardan laboratuar ortamında doğan bazıları ilk kez toprak, çim gördüğü için salındıklarında çime basamıyorlardı, korkuyorlardı çimden. Bu durumu bilen çift, dışarıdaki alanın girişine betondan bir bölge, bölgeden çime uzanan da bir halat yapmışlardı. Yeni gelen maymunlar, günlerce o halata tutuna tutuna ancak çime ve ağaçlara geçmeye cesaret edebiliyorlardı. Yani ait oldukları yere.

Ne kadar acı, değil mi? İnsanlığın acizler üstünde böyle hüküm sürmesi... Başka canlılar üzerinde küstahça tahakküm kurmayı nasıl da hak görüyoruz böyle! Filmi izlerken ağlamaktan içim şişti. Malesef düzelmeyecek bir durum olması işin en tatsız yanı.

Bazılarınız düşünebilir ki, insanlığın başında o kadar dert var, neden hayvanları takıyor ki. Savaşlar var, çatışmalar, tecavüzler. Tabi ki acının karşılaştırması olmaz, öncelikle. Ayrıca, diğer acılara üzülmediğimi nereden bilebiliriz ki...Ancak, hayvanlar ve onlar gibi bizim boyunduruğumuz altına alabildiğimiz diğerleri, diğer acizler -mesela çocuklar, engelliler, doğa, bitkiler- bir zülum gördüklerinde bunun ne olduğunu, neden başlarına geldiğini, ortada ne olduğunu bilmiyorlar, anlayamıyorlar bile. Sadece birileri onlara bunu reva gördüğü için katlanmak zorunda kalıyorlar. Bu durum beni çok rahatsız ediyor. Hani bir yerde bir savaş, bir çatışma varken en azından insanlar ne için öldüklerini bilebiliyor, bir amaç uğruna mücadele edebiliyorlar. Ama ya kobay hayvanlar? İsterseniz tüm insanlığın iyiliği için onu kullanmış olun, bunu ona anlatabilir misiniz? Bu durumu bilmesini ve acısına katlanmasını umabilir misiniz? O hayvanlar ki, insanlar onlara değil iyi, normal davrandıklarında bile insanı sevmeye yatkınlar, iki merhamet gösterin hemen sizi sahipleniyorlar.

Malesef cevap hayır, neyin neden olduğunu onlara anlatamayız. İnsanlık kendi çıkarlarına bu kadar vahçice sahip çıkmaya çalıştığı sürece de bu zulümler devam edecek. Bireysel olarak ne yapabiliriz, en azından kobay hayvanlar konusunda? Hayvanlar üstünde test yapmadığını iddia eden markaları tercih edebiliriz örneğin. Hani ilaçlarda bir şekilde kobaylık olmak zorundaysa da, kozmetik gibi elzem olmayan bir konuda bu zulüm sürmesin bari. Bu bilincin yayılması için de uğraşabiliriz.

Allah, bu gibi zulümlere maruz kalanlara yardım etsin. 

Yazımı, bahsettiğim belgeselden olup olmadığına emin olmasam da, aynı konudan bahsettiğini bildiğim bir belgeselden görüntülerle bitiriyorum. Bir grup laboratuar deneği şempanze, ilk kez gün ışığı ve doğa ile karşılaşıyorlar...

Okunma 2261 defa

4 yorum

  • Yorum Linki Brn Pazar, 29 Temmuz 2018 06:49 yazan Brn

    Sayin Ertuğrul merhaba,
    2012 yazdığınız bu yazıyı henüz okudum.
    Hiçkimse size "Bu kadar savaş, terör, tecavüz varken hayvanlara mi üzülüyorsunuz" deme hadsizliğini ve haksızlığını gösteremez. Bu üstten bir dil ve çok zararlı. Zararı da her geçen gün -sizin de duyarli bir sekilde malumunuz olduğu üzere- dehşet verici şekilde büyümekte.
    Doğanın insanlardan önce var olduğunu bizim sadece onun bize sundukları kadarı ile yetinmemiz gerektiğini bilmek zorundayız. İster tek tanrılı herhangi bir dine inanan, ister ateist, her canlının bu döngüde bir görevi olduğunu idrak edebilen her insan, savaşın terörün tecavüzün nedenlerinin her birinin önce dogayi katletmek ile başladığını bilir. Tecavüz doğaya edilerek başlar. Savaş, doğanın bize sundugu topragi paylaşmayıp üstüne diktiğimiz bina ile bıraktığımız kirin pasın çirkefin icinde boğuluyor olmamızla başlar.
    Denge...Bakın siz Cordoba'da bir müzede bununla karşılaşmışsınız zaten. Evrenin Kuran'a göre tüm unsurları dengede olması gerektiği belirtilen bir yazi. Kuran ve Denge. Ne açık ne kadar net...Ama hangi müslüman ülke? ve Hani nerede?
    Öfke almış başını yürümüş. Biz ilk çağlardan
    beri doğayı tüketip tüketip sonra da Allah'a Tanrı"ya adına ne demiş isek On'a şükredip durmuşuz. Ne ikiyüzlü değil mi? Insan için yaratıldığını sanıp herşeyin....
    Bu nedenle tecavüz ve savaş, doğadan nefret edenlerin sorumluluğudur. 25 yıllık öğretmenim Bunu gördüm ve
    ve bunu yaşadım....Devrimi ya da Cihad-ı. yanı kim neyi bekliyorsa onu DOĞA yapacak zaten.İnsan degil. Doğa börtüsü, böceği, çiçeği, ağacı,dağı ormanı nehirlerini kuşanıp savaşına hazırlanıyor zaten . Yüreginiz ferah olsun. Tabii ki hayvanları ve tum canlıları dusunmek ile savaşın son bulması saglanacaktir.

  • Yorum Linki ipek Pazartesi, 17 Eylül 2012 21:33 yazan ipek

    Suikast olayı fena fikir değilmiş aslında:)Hep söylerler ya çıkarıp asacaksın 3-5 tanesini diye,bazen cidden iyi fikir diye düşünmeden edemiyorum.Ben maalesef haberlerden çok uzak kalamıyorum. Kendimi bildim bileli evimize hergün mutlaka bir gazete alınır.3 gün bakmasam 4. gün merak eder açarım gazeteyi ne olmuş bitmiş diye.Son zamanlarda da sosyal medya sağolsun,o kadar aktif ve hızlı ki sayesinde bir şekilde duyuyorum tüm olumsuzlukları

  • Yorum Linki Mine Pazartesi, 17 Eylül 2012 21:12 yazan Mine

    En son duyduğum bir vahşetten sonra böyle şeyler yapanları avlayarak bir suikast ekibi kurmayı hayal ettiğimden beridir haberlerden uzak duruyorum :D Şaka bir yana, cahillik mutluluk.

  • Yorum Linki ipek Pazartesi, 17 Eylül 2012 20:55 yazan ipek

    Maalesef dünya kurulalı beri insanoğlunun yeryüzünde ettiği zülmü,yaptığı vahşeti başka hiçbir canlı yapmamıştır.İnsanlardaki ben en üstünüm,güçlüyüm, o zaman benden güçsüzü ezerim,yönetirim vs.. dürtüsüyle kendinden aciz olanı boyunduruğu altına almaya çalışması,ezmesi,canı ne isterse onu yapmaya çalışması, insan,hayvan, bitki demeden zarar vermesi çok korkunç.
    Savaşların,kıtlıkların,tahrip edilen doğanın,
    aklınıza gelebilecek her olumsuzluğun baş sorumlusu hep insanoğlu. Özellikle de son dönemde gazetelerde okuduğumuz haberler tüyler ürpertici boyutta..Her gün ülkemizde kadına,çocuğa,ya da hayvana şiddet ya da maalesef tecavüz haberini okuyoruz.Bunu yapanlar doğru dürüst ceza almadığı gibi neredeyse olayın mağduru suçlu durumunda bırakılıp,cezalandırılıyor.En son geçen hafta zavallı bir ördeğin başına gelenleri okumuşsunuzdur belki.Benim resmen kanım dondu okuyunca.Ördeğin sahibi bu olaydan sonra ördeği kesip hayvanlara vereceğini söylemiş. Allah zalimlere hak ettiğini versin..

Yorum Ekle

Lütfen (*) ile işaretlenmiş olan gerekli alanların tümünü doldurduğunuzdan emin olunuz. Temel HTML kodlarını kullanabilirsiniz.