Pazar, 06 Eylül 2015 10:44

Firuze Meryem'in Doğum Hikayesi

Yazan 

Blogumun yeni kategorisi hayırlı olsun inşallah: Bebek & Çocuk -uzun vadeli olması açısından. Kızımın doğum hikayesi bu bölümü açmak için en uygun yazı olacaktır diye düşündüm. 27 Ağustos perşembe günü sabah 4'e doğru kızımız Firuze Meryem doğdu.

Blogun konusu biliyorsunuz daha çok evlilik hazırlıkları üzerine oldu. Bebek konusuna geçeyim mi, okurlar sıkılır mı diye düşünmedim değil. Ancak beni uzun zamandır okuyan bayanlardan birkaç kişinin de bana iyi dileklerini bildirirken hamile olduklarını belirtmeleri üzerine blogumun da mantıklı olarak hayatım ile birlikte değişmesine, ilerlemesine karar verdim. Tabi ki çeşitli konuda yazma politikalarıma devam edeceğim inşallah.

Aslında dün doğum ile ilgili iki yazı hazırlamıştım. Annem yazılarımı okudu ve oldukça teknik bilgilerle dolu olduğunu, yaşadığımız duygusal serüvene yer vermediğimi söyledi, haklıydı :D Bu yüzden hamileliğim ve doğumum ile ilgili özellikle de hamilelerin işine yarayacağını umduğum bilgi paylaşımlı yazılarımı yayınlamadan önce, daha romantik bir yazı yazmaya çalışacağım.

Hamileliğimin son haftalarına yaklaşırken bizi bebeğimizin neye benzeyeceği, sağlık durumunun ne olacağı, normal doğumun nasip olup olmayacağı, doğumun ne zaman olacağı heyecanlarının yanında; ultrason çıktı çıkalı çiftlerde artık var olmayan başka bir heyecan sarmıştı: bebeğimizin cinsiyetini doktorlara söyletmemiş, sürpriz olsun istemiştik. Fikir eşimden gelmişti, ben de aklıma daha önce gelmese de o söyleyince hoşuma giderek kabul etmiştim. Herkesin sorduğu zor olup olmadığı idi, evet özellikle ilk 1-2 ultrasonda zor oldu ama giderek artan, dayanılmaz olan bir heyecan değildi. Bizi kararımıza memnun eden, ailede hoş bir heyecana, iddialara sebep olan tatlı bir bekleyişti.

Cinsiyeti öğrenmedik ama bu tabi ki bizi bebek hazırlıklarından mahrum bırakmamıştı. Aslında cinsiyeti öğrenmemenin pratikte bir yararı olduğunu hazırlıkları yaparken gördüm. İki cinsiyete de uygun ürünlerin daha sınırlı olması dolayısı ile bebeğe yapılan alışverişin çığrından çıkması önlenmiş oldu. Bebeğimiz benim taraftan ailenin ilk torunu, sülalenin de yeni neslinin ilk bebeği olup, eşim tarafından da en küçüğün ilk çocuğu olduğu için böyle bir alışveriş çılgınlığı potansiyeli vardı, evet :) Ayrıca ben cinsiyetçi kıyafetlerden, özellikle de kızların pembiş tutkusundan kendi çocuğum için çok haz etmeyeceğımden, alınan unisex ürünlerden çok memnun kaldım. 

Kızımızın dolabı, ablam ve annemin hazırladığı şekerleri ve ablamın hazırladığı kapı süsünden kareler:

  • 1
  • 2
  • 3

Doktorumuz Saliha Eroğlu bebeğin gelişiminden, pozisyonundan, benim durumumdan ötürü 30lu haftadaki kontrollerde doğumun 40. haftayı geçmeyeceğine, hatta benzer durumdaki doğumların genelde 38-39. haftalarda gerçekleştiğine dair düşüncelerini paylaşmıştı. Tabi ki kavuşma anının bebeğin küvöze girmeden dışarda yaşayabileceği ilk tarih olmasını umut eden her anne gibi ben de 38. -hatta 37.- hafta gelince inanılmaz sabırsızlanmaya başladım. Öyle ki her gün kendimde belirti arar oldum. Bu sırada şehir dışından eşimin annesinin ve ablasının da gelmesini istedik çünkü doğumu kaçırmalarını istemiyorduk. Tüm aile bir umut bebeği bekler olduk. 

İnsanların ne zaman öleceği belli değil. Aynı şekilde normal doğuma bırakırsanız ne zaman doğacakları da. Allah'ın bu düzeninde elbet bir hikmet olduğuna inanıyorum ben. Bu yüzden bekleyiş ne kadar zor olsa da, sabretmeye çalıştık. Normal doğum gerçekten sabır işi. Hele de müdahalesiz olanı. Yoksa doktorum suni sancı veya fitil gibi birtakım yöntemlerle biraz itekleyerek kısa sürede normal doğum yapabileceğim kadar yalancı sancılarım olduğunu söylemişti bana. Ama şunu da ekledi: doğumu müdahale ile erkenleştirilen bebeklerde solunum başta olmak üzere bir takım problemler çıkma ihtimali büyük oluyor. En ideali doğumun zamanına Allah'ın ve bebeğin karar vermesi. 

Yalancı sancılarım 1 hafta öncesinde başladı. Sabah saatlerinde başlayıp, belli bir düzene de girip öğle vakitlerinde geçiyorlardı. Aralıklar düzene girdi gibi hissettiğimde eşim dakikaları not alıyordu. Bu sırada birkaç günde bir NST için doktoruma gitmeye başladım. Bu günlerde eşim, ben ve eşimin 13 yaşındaki yeğeni Berru birlikte kalıyor ve süreci paylaşıyorduk. Sancılarım vardı olmasına ama beni pek zorlamadıkları için açıkçası bunların doğum sancısı olduğundan da hep şüphe ediyorduk zaten. Ta ki 26 ağustos çarşamba gününün sabahı 7'ye doğru inleyerek uykumdan uyanana kadar :) O güne kadarki sancılarımdan pek heyecan yapmamış olan eşim de ilk kez o günkü suratımdan doğumun nihayet yaklaştığını anlamıştı. 

Sancılar belli bir düzene girene kadar evde durma kararımız -böyle meselelerin teknik açıklamaları sonraki yazımda- olduğu için eşimle kahvaltı  ettik. Yanlış hatırlamıyorsam bir duşa girdim. Aralıkları yine not almaya başladık. Öğle vakti geldiğinde yine sancılarımın sıklığı azalmıştı :( Ama bu seferkiler güçlü sancılar olduğu için içimden bir ses doktora gitmemi söyledi ve öğleden sonra yeğenle birlikte bir uğradık. Muayenede doktor sevinçle "inşallah bu gece geliyor" dedi :D Evim ile seçtiğim hastane -Özel Göztepe Hastanesi- birbirine çok çok yakın olup yürüyerek gideceğimiz için bizi eve yolladı, sancıların iyice sıklaşır veya suyun gelirse siz geçin ben gelirim dedi :)

Bu müjdeli haber ile çekirdek ailelerimizi bizim evde topladık. Aslında sancısı olan kişinin stres olmaması için yanlız olması iyidir diye düşünürdüm ama hepimiz o kadar hevesli ve heyecanlıydık ki kalabalık bunaltacağına rahatlattı beni. Yemeğimizi yedik, babam bir de pasta almıştı, bebeğimizin "sıfırıncı doğumgünü pastası"nı kesmiş olduk. Ben salonun en ucundaki sandalyede oturuyor, 5-10dkda bir sancım geldiğinde kalkarak koridorda yürüyüş yapıyor ve kendimi rahatlatıyordum. Bu sırada da bebeğin bizi utandırmaması ve bu kutlamayı boşa çıkarmaması için dua ediyordum tabi :D 

Sancı sıklığı 5dkda 1de bir düzen tutturunca, taa 34. haftada hazır ettiğim çantalarımız, pilates topumuzu ve matımızı da alarak hastaneye yürüyerek gittik. Ailem eşyaları taşımamıza yardım etti ve döndüler. Eşim,annem ve ben yukarı çıktık. İlk muayenemde yılların Göztepe SSK'da ebelik yapmış deneyimli hemşiresi sancılarımı yeterli bulmadı ve açılmam sadece 2cmdi. Eve dönmemizi önerdi. İtiraf ediyorum moralim çok bozuldu ama doktoruma da güveniyordum. Eve dönmek istemedim ama eşim ve annemle hastanenin biraz uzağındaki Özgürlük Parkı'na yürüyüşe çıkarak sancıları hızlandırmayı denemeye karar verdik. Suyumun gelmesi ihtimaline karşın zaten tümden bir elbise giymiştim. Parkta 1-1,5 saat kadar geçirdik ve 11'i geçe hastaneye döndük, odamıza giriş yaptık. 

Bundan sonrası zaten hızlı ilerledi. Yürüyüş işe yaramıştı, sancılarım giderek sıklaştı, kısa zamanda 2-3dkda bire indi. Daha sonraki yazılarımda anlatacağım üzere eşimle öğrendiğimiz tekniklerle doğumun engelsiz ve müdahalesiz ilerlemesi için elimizden geleni yapmaya çalıştık. Çok şükür ki bazı şeyler önceden beklediğim, umduğum gibi gitmese de genel olarak doğum sürecim özellikle de ilk doğum için hızlı denebilecek şekilde ilerledi ve saat 4'e doğru doğumhaneye geçtik. Ikınmalar sırasında vücudumdaki endorfin ve yorgunluk dolayısı ile ben hafif sarhoş gibiydim :D Ama doktorumuzun cinsiyeti öğrenmediğimizi oradaki diğer personele söylediğini ve herkesin tahminlerde bulunduğu tatlı anı hatırlıyorum. Doğum ilerledi ve bebeğimiz ilk kez görünmeye başlayınca doktor "esmer bir şey geliyor" dedi. Şaşırdığımı hatırlıyorum, ben sarışın, eşim de küçüklükte sarışın olduğu için biz sarışın bir bebek bekliyorduk. Nihayet 3.56'da bebeğimiz doğmuştu ve hemen kucağıma verdiler. Tabi ki ilk sorduğum "kız mı erkek mi" oldu. Eşim "çok güzel bir kızımız oldu" dedi. O sıra insan biraz şokta oluyor, sıcak olduğunu hatırlıyorum bebeğin. Az bir miktar ağladı, gözleri açıktı, bana bakıyordu. Doktorum Saliha hanım hemen eşim, ben ve bebeğin fotoğrafını da çekti sağolsun. Sonrasında bebeğim babası ile bakıma gitti, yıkanmama ricamızı kabul ettiler ve silme banyosu yapıldı. Doktorum da benim gerekli tedavilerimi yaptı.

Aslında eşim ailelerimizi doğumhaneye geçerken arayacaktı ama süreç beklediğimizden hızlı ilerlediği için onları aramayı unuttuk :D Doğumdan hemen sonra aramaları yapmış, zaten biz odamıza geçebilene kadar herkes gelmişti. Biraz sonra da çok tatlı tavırları olan bebek hemşiresi kucağında en sevdiğim tulumu ile bebeğimizi ilk emzirme için getirmişti. Biraz gerginmiş kendisi ama binlerce kez şükür olsun ki ilk buluşmamızda bir sorun yaşamadık. 

Biraz temizlenmiş haliyle gördüm ki anneannesi gibi sarışın, açık tenli ve sanırız ki renkli gözlü, yani Alman tarafımıza çekmiş yeni bir üyesi oldu ailemizin.  Hoşgeldin Firuze Meryem kızım. 

Allah isteyen herkese nasip etsin. Dualarınızı beklerim.

Sevgiler...

Okunma 3029 defa

Benzer Öğeler (etikete göre)

4 yorum

  • Yorum Linki Meryemhan Salı, 22 Aralık 2015 17:45 yazan Meryemhan

    Allah analı babalı büyütsün, hayırlı ömürler nasip etsin inşallah. Tebrikler!

  • Yorum Linki Gul Pazartesi, 21 Eylül 2015 09:56 yazan Gul

    Allah anali babali saglikli huzurlu mutlu buyutsun, ilerde bebegim olursa firuze ismi nasil ki diye dusunuyorken guzel bebegin ismini gormek de tatli bir surpriz oldu, hayirli ugurlu olsun!

  • Yorum Linki Rukiye Taşçi Pazartesi, 21 Eylül 2015 09:43 yazan Rukiye Taşçi

    Oyy kuzum yaa gözlerim dolu dolu okudum, kendi doğumum aklıma geldi ne güzel heyecandır o anlar ki, hiç bir engeli olmadan direk korktuğu için sezeryan olmak isteyen annelerde bu zevkten mahrum kalıyor. Herkesin yaşaması gerek, anlatılmaz yaşanır, sadece yaşayan bilir.

    Hayırlı evlat olsun inş. önümüzdeki ay görmeye geleceğiz inş. seni öperim, firuze meryemide benim için kokla ;)

  • Yorum Linki Müge Pazartesi, 21 Eylül 2015 09:33 yazan Müge

    Günlerdir aklımdaydınız acaba minenin bebegi oldu mu sağlıkla diye. Bugün içimden sayfanıza bakmak geldi yine ve görünce mutlulukla derin bir oh cok şükür dedigimi farkettim. Hayırlı uğurlu olsun sizi ve eşinizi tebrik ederim. Rabbim sağlıklı analı babalı uzun ömürler versin. Minik ellerinden öpüyorum Firuze Meryemi.

Yorum Ekle

Lütfen (*) ile işaretlenmiş olan gerekli alanların tümünü doldurduğunuzdan emin olunuz. Temel HTML kodlarını kullanabilirsiniz.